BİR ŞEY YAPMALI

CUMHURİYET İÇİN DEMOKRASİ İÇİN HALK İÇİN GELECEĞİMİZ İÇİN ..................... cemaatlerin yönettiği bir coğrafya olmak istemiyorsak ................. Ama benim memleketimde bugün İnsan kanı sudan ucuz Oysa en güzel emek insanın kendisi Kolay mı kan uykularda kalkıp Ninniler söylemesi

17 Eylül 2009 Perşembe

ADAM OLANA

ADAM OLANA ÇOK BİLE
Ekmeğimi gözyaşıma bandım da yedim.
İNSAN GİBİ
Çok yakında bir gün
Çok yakında bir gün
Ağır uykulardan uyanacaklar
Zor kapıları açacaklar
Yere sağlam basacaklar.
Sevgiden sırılsıklam
Yangınlanacak aşklar
Çok yakında bir gün
Çok yakında bir gün
İnsanlar insan gibi yaşayacaklar.
En dar en karanlık sokaklar
Çok yakında bir gün
Çok yakında bir gün
Bayramlaşıp ışıyacaklar
Hürriyet giyecek aydınlık ayaklar.
AĞAÇ
Ağacım, dört kol çengi kıyamet
Her dalımda bir memleket
Uzar kollarım uzar
Taşımda toprağımda bereket
Köklerimden başlar hürriyet
Bana çarptıkça anlar
Yağmur yağmur olduğunu
Rüzgâr, rüzgâr.
Taşımda toprağımda kıyamet
Köklerimden başlar hürriyet.

SEL DEĞİL BU....

Sel Değil Kapitalizm Felâketi!

İstanbul ve çevresi bir haftadır kelimenin gerçek anlamıyla bir felâketle karşı karşıya kaldı. Yaşanan selin ardından 33 emekçi yaşamını yitirdi, 3 kişi kayboldu, binlerce insan ölüm tehlikesi geçirdi, çok sayıda ev, işyeri, hektarlarca tarım arazisi ve pek övünülen otobanlar sular altında kaldı. Burjuva muhalefet partileri gerekli önlemleri almayan AKP’yi tek suçlu ilan ederek siyasi rant peşinde koşmakla meşgulken, hükümet ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi sanık sandalyesine “dere yataklarını işgal eden tedbirsiz cahil vatandaşlar”ı oturttu. Burjuva medya ise olaya “ihmal” penceresinden bakarak suçlu arama peşinde: İhmalkâr halk, ihmalkâr belediye, ihmalkâr yöneticiler! Ama asla, sermaye, onun dizginsiz kâr hırsı ve bu temele oturan sömürü düzeni yok suçlu listelerinde. Medyasıyla, siyasetçisiyle, bürokratıyla düzen sözcülerinin ve kurumlarının gerçek suçluyu ağızlarına almaları elbette beklenemezdi. Oysa gerçek suçlu bir kez daha çırılçıplak karşımızda duruyor: Kapitalizm! Patronlarının yük olarak görüp, servis niyetine, mal taşıdığı araca tıkıştırdığı 7 kadın tekstil işçisinin cansız bedenleri, kulakları sağır, gözleri kör olmayanlara gerçek suçlunun adını haykırıyor. TIR sürücüsü işçilerin cesetleri, bağır bağır bağırarak aynı suçluyu işaret ediyor. İş bulduğu zaman en kötü koşullarda gece gündüz demeden çalışan ve dişinden tırnağından arttırdıklarıyla başını ancak dere yataklarında inşa edebildiği bir konduya sokabilen on binlerce emekçinin sular altında kalan evlerinden yükselttikleri çığlıklarsa yine o suçlunun, sermaye düzeninin, yani kapitalizmin duvarlarına çarpıp sönümleniyor. Bu sömürü sistemi yüzünden ne bugünü ne de yarını güvence altında olan milyonlarca işçi ve emekçi, en izbe, en sakat, en sağlıksız alanlarda yaşamaya mahkûm edilirken, seller, depremler, tsunamiler, dünyanın neresinde olursa olsun her daim emekçileri vuruyor. Ve bunun adına “doğal felâket” diyor burjuva sömürücüler sınıfı. Oysa açıktır ki, bu “doğa” tam da, emeği, toprağı, suyu, havayı sınırsızca sömürerek varlığını sürdürebilen kapitalizmin doğasıdır! Üzerine kârhanelerin kurulmadığı bir metre kare toprağa bile tahammülü olmayan, tüm kenti asfalt ve beton yığınına çevirip yağmuru çekecek toprak bırakmayan, altyapıyı ölü bir yatırım alanı olarak görüp mümkün olduğunca el atmayan, zenginleri konaklarda yaşatırken yoksulları izbelere tıkan bu sistemin “doğa”sıdır felâketleri yaratan; yoksa onun gazabına uğrayan yeryüzü doğası değil! Evet yağmur atmosferik bir olay olarak yeryüzü doğasının eseridir, ama onun kentlerde sele dönüşüp emekçileri yutması bizzat kapitalist sistemin yarattığı bir felâkettir. Başbakan, “size buraları yıkalım dediğimizde kızıyorsunuz, gelin TOKİ’den ev verelim dediğimizde olmaz diyorsunuz” diye azarlıyor, dere yataklarındaki evleri su ve çamur deryası altında kalan emekçileri. Sanki TOKİ’nin her tarafı dökülen üçüncü kalite evleri bile onlara bedava veriliyormuş gibi! Çevre Bakanıysa, koyun can derdindeyken mal derdinde olan kasap misali, “devletin mülkiyetindeki alanlardan başlayarak işgal edilen dere yataklarının belediyenin de yardımıyla boşaltılması gerekir” diyerek, sermayenin “yaşanan felâketi nasıl fırsata dönüştürürüz”ün hesabını yaptığını açığa vuruyor. Kendilerine sormak gerek: Boşalttığınız alanlardaki emekçileri nereye göndereceksiniz? On binlerce liraya ömür boyu borçlandırarak bir lütuf bahşedercesine adres gösterdiğiniz TOKİ konutlarına mı? Ya boşalttığınız bölgeleri ne yapacaksınız? On yıl önce ıslah ettik diyerek üzerini betonla kapatıp TIR parkı ve matbaa sitesi haline getirdiğiniz ve son felakette sular altında kalıp onlarca emekçinin canını alan Ayamama deresine yaptığınızı mı? Yoksul emekçileri, “neden bile bile oralara ev yaptınız” diyerek suçlu ilan ediyor sermaye cephesi hep bir ağızdan. Tıpkı, 30 kişinin sığabileceği teknelerde 300 kişiyle ölüm yolculuğuna çıkan göçmen işçileri “bile bile neden o teknelere biniyorsunuz” diye suçladıkları gibi. Tıpkı iş güvenliği önlemi alınmadan çalıştırılan işçileri “iş kazasına uğrayacağınızı bile bile neden çalışıyorsunuz o tersanelerde” diye suçladıkları gibi… Peki böylesine insanlık dışı koşullarda yaşamaya ve çalışmaya razı olmayan işçilere, aç ve açıkta kalma özgürlüğünü kullanmak dışında bir alternatif sunuyor mu bu sistem? Yarattığı her bir felâket, insanlığın kurtuluşunun bu kanlı sömürü sisteminin yıkılmasına bağlı olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bu sistem insanlara sağlıklı ve güvenli bir barınma olanağı sağlamıyor. Bir milyar insanın açlık çektiği, yüz milyonlarca insanın işsiz olduğu, milyarların yoksulluk sınırında yaşadığı, en gelişmiş denilen ülkelerde bile milyonlarca insanın çöp karıştırarak sokaklarda süründüğü, sağlık ve sosyal güvencesinden yoksun bırakıldığı bu sistemde, çok açık ki insanlık için iş ve aş güvencesi bulunmamaktadır. Oysa insanoğlunun bugüne kadarki maddi ve zihinsel mirası tüm bu sorunları aşmak için fazlasıyla yetecek potansiyelleri yaratmış durumda. Bu potansiyelin fiiliyata geçmemesinin tek sorumlusu bu kapitalist düzendir. Meseleye daha dar bir anlamda, sadece parasal kaynak olarak baktığımızda bile tiksindirici bir manzara söz konusudur. Bugün dere yataklarındaki kondularda yaşamakta olan yoksul emekçilere sağlıklı, kalıcı ve güvenli bir barınma olanağı sağlamayan Türkiye’nin burjuva egemenleri, şimdilerde açığa çıktığı gibi, 11,7 milyar lirayı bu ülkenin ve diğer ülkelerin emekçilerini, yoksullarını katletmekte kullanılmak üzere Patriot füzelerine yatırmaktadır. İşte bu düzenin gerçek öncelikleri ve gerçek yüzü! Türkiye’de kırdan kente göç eden milyonlarca yoksul emekçi, barınma sorununu gecekondularla çözmeye çalıştılar. Barınma sorununa hiçbir çözüm getirmeyen tıkız Türkiye kapitalizmi, uzun yıllar boyu, hem maddi hem de siyasi istismar amacıyla buna göz yumdu. Böylece konut sorunu sanki kendi mecrasında bir çözüme kavuşuyormuş gibi görünüyordu. Ama “doğal afet” diye tevekküle davet edildiğimiz depremler, seller ve diğer doğa olaylarıyla ve “kentsel dönüşüm” gibi yıkım projeleriyle, sorunun hiç de çözülmemiş olduğu açığa çıkmaktadır. Aksine, yanlış üstüne yanlışın inşa edildiği sorun daha da içinden çıkılmaz girift bir hâl almıştır. Demek ki kondulaşma barınma sorunu için acil bir “çözüm” olarak başlangıçta bir işlev gördüyse bile bunun kalıcı bir çare olmadığı acı insani faturayla bir kez daha ortaya çıkmıştır. O halde yoksul emekçi kitleler için sistemin çatlaklarında, boşluklarında bireysel kurtuluş yolları aramak çare değildir. Ve aslında artık Türkiye kapitalizmi de gitgide gayrimenkul spekülasyonu alanında yeni ufuklara açıldığından ve yeni burjuvalaşan kesimlerin açlığı da doyurulmak isteneceğinden, gecekondulaşmaya göz yumulan eski günler çoktan geride kalmıştır. Bir bakıma deniz bitmiştir! Bu düzenden insanların en temel sorunlarına bile genel ve kalıcı çözümler beklenemeyeceği bir kez daha açığa çıktığına göre, çare bunu kendi ellerimizle gerçekleştirmektir. Bunun yolu da bu düzene karşı örgütlü mücadeleden geçiyor!
Herkese parasız, güvenli ve sağlıklı barınma için örgütlü mücadeleye!

BRİÇ SÖZLÜĞÜ

Briç Sözlüğü
A.C.B.L. : American Contract Bridge League
Ace : As
Acol : Bkz.Briç Sistemleri
Açılmak : (Openning Lead) Kontrat bağlandıktan sonra kontrat sahibinin solunda oturan oyuncu ilk kartı oynar, buna Kağıt Açılmak denir.
Açıcı : (Opener) Pas dışında bir deklarasyonda bulunan ilk oyuncu.
Açış Konuşması : (Openning Bid) Pas dışında bir deklarasyonda bulunan ilk oyuncunun deklarasyonu. Oyun bir elde bir defa açılabileceği için oyun açma kuralları sadece bu oyuncu için geçerlidir.
Albarran, Pierre : (1894 – 1960) Albarran konvansiyonunun yaratıcısı Fransız Briç ustası. Alert : Uyarı. Konvansiyonel bir deklarasyon olduğu konusunda rakibi uyarmak için kullanılan kart.
Apel Konturu : (Takeout Double) Bkz.Konvansiyonlar Apel Vermek : (Signaling) Savunma oyuncularının oyun sırasında oynadıkları kartla ortaklarına mesaj vermesi.
Artificial : Konvansiyonel, yapay.
As : (Ace) Briçde en büyük kağıt.
Aspro : Bkz.Konvansiyonlar
Astro : Bkz.Konvansiyonlar
Auction Bridge : Briç oyununun tarihinde bir aşamadır. 1890’lı yıllarda gelişmiş, konuşmalara artırma kuralını getirmiş, böylece rakip de deklarasyona başlamıştır. Dolayısıyla sayıların yazılması kuralları değişmiş, konuşulan kontrata göre oyunun çıkması yada batması gündeme gelmiştir. Bu sayı sisteminde kazanılan ellerin sayısının tamamı çizginin altına zon için yazılırdı. Kazanılan el değerleri Sanzatu için 10, pik için 9, Kör için 8, Karo için 7, Trefl için 6 idi. Zon yapmak için 30 sayı gerekiyordu.
Bağışlamak : Yere kağıt atacak son oyuncu olarak eli alabilecek bir karta sahip olunduğu halde o kartı oynamamak. Rakibin kağıt sağlamasını engellemek için uygulanan bir tekniktir.
Balanced : Dengeli Baraj Açışları : (Preemptive Bids) Rakibin konuşmasını engellemek yada zorlaştırmak amacıyla yüksek seviyede az puanla yapılan oyun açışlarıdır.
Baron : Bkz.Konvansiyonlar
Benjamin, Albert : (1909 – 2006) Ünlü İngiliz Briç ustası. Acol Briç Sisteminde zayıf 2 açışlarını uygulamak için bir yöntem geliştirmiş, bu yönteme Benjamin konvansiyonu denmiş ve bu konvansiyonun uygulandığı Acol sistemine de Benjaminised Acol adı verilmiştir.
Bkz.Konvansiyonlar
Bergen, Marty : (1948 - ) Bir çok konvansiyonun yaratıcısı ünlü Amerikalı Briç ustası. Bkz.Konvansiyonlar
Beşli Majör : (Fifth Majör) Bkz.Briç Sistemleri
Bid : Deklarasyon
Bidding Box : Turnuvalarda deklarasyonlar kart gösterilerek yapılır. Bu kartların durduğu kutuya Bidding Box denir.
Bidding System : Briç Sistemi
Bien : Briç'de kontratın yerine getirilmesi, yani kontratın tam çıkması durumu.
Blackwood, R.Easley : (1903 – 1992) Blackwood konvansiyonunun yaratıcısı Amerikalı ünlü Briç ustası. Bkz.Konvansiyonlar
Board : Turnuvalarda önceden dağıtılan kartların konduğu dört bölümlü plastik kutu. Her board’un üstünde kimin dealer ve hangi tarafın zonda olduğu yada olmadığı belirlidir. Zonda olan taraf kırmızı, zonda olmayan taraf yeşil renkle gösterilir.
Bonus : İkramiye
Cevapçı : (Responder) Açıcının ortağı olan oyuncu.
Ceza Konturu : (Penalty Double) Rakibin kontratı yerine getiremeyeceği iddiasıdır. Genellikle 3 seviyesinden itibaren atılır ama 3 seviyesinde oyun açışa atılan kontur ceza konturu değildir.
Cheap : Ekonomik
Chicago : Bkz.Sayı Sistemleri
Club : Trefl
Constructive : Umut verici ama zorlayıcı değil.
Contract : Kontrat
Control Showing Cue-Bids : Kontrol Konuşmaları. Bkz.Konvansiyonlar
Convention : Konvansiyon
Cue-Bid : Bkz.Konvansiyonlar
Culbertson, Ely : (1891 – 1955) Kontrat Bricin gelişimine önemli katkılarda bulunmuş Amerikalı Briç ustası. 5 Sanzatu Josephine konvansiyonunu geliştirmiştir. Bkz.Konvansiyonlar
Çakma : (Ruffing) Kozlu oyunlarda yere ilk atılan kartın renginden elinizde yoksa koz olarak belirlenen renkten bir kağıt atarak o eli alabilirsiniz. Bu işleme Çakma denir.
Dağılım Puanı : (Distribution Points) Briç de Onör puanları dışında eksik renklere ve uzun renklere verilen puanlardır. Sistemlere göre farklı hesaplama şekilleri vardır. Olmayan renk için 3, tek parça renk için 2, iki parça renk için 1 dağılım puanı sayılır. Uzun renkler için ise bazı sistemlerde beşinci, bazı sistemlerde altıncı karttan başlayarak her fazla karta 1 puan sayılır.
Dam : (Queen) Briçde büyük onörlerden üçüncüsü
Deal : Kağıt dağıtma işlemine verilen ad. Bir dağıtımlık oyun.
Dealer : Kağıdı dağıtan, dolayısıyla ilk konuşmacı.
Declarer : (Deklaran) Kontrat Sahibi
Deklaran : (Declarer) Kontrat sahibi
Destek Puanı : (Supportive Points) Bir Briç ekibinin elinde bir renk kağıttan toplam 8 parçadan fazla varsa, fazla her kart için 1 puan sayılır, buna Destek Puanı denir.
Destek Vermek : (Raise) Ortağın deklare ettiği rengin seviyesini artırmaktır. Ortak 1 Pik deklare ettiyse 2 Pik deklare etmek gibi.
Diamond : Karo
Discarding : Kağıt Kaçmak
Distribution : Dağılım
D.O.N.T. : Bkz.Berger Konvansiyonları
DOPI : Double for Zero, Pas for One. Gerber ve Blackwood konvansiyonlarında rakip araya girerse As olmadığı Kontur atarak, 1 As olduğu Pas geçilerek anlatılır. Araya girişin bir basamak üstü 2 As, iki basamak üstü 3 As gösterir. Örneğin; 4 Sanzatu Blackwood’unda rakip 5 Karo diye araya girerse 5 Kör 2 As, 5 Pik 3 As gösterir.
Double : Kontur
Dubleton : Bir renkte iki kart.
Dördüncü Renk Forsingi : Bkz.Konvansiyonlar
Dummy : Yer. Yere açılan elin sahibi.
Duplicate Sayı Sistemi : Bkz. Sayı Sistemleri
Ekonomik İkinci Renk : Ortağınızın, ilk deklare ettiğiniz renge dönmek için seviye artırmasını gerektirmeyen ikinci renktir. Örneğin ilk declare ettiğiniz renk Karo ise, ikinci olarak declare edeceğiniz Trefl Ekonomik İkinci Renk olacaktır.
Empas : (Finessing) Briçde kontrat sahibinin elinde yada yerde bulunan bir renkte, iki onör arasında kalan ve rakibin elinde olan onöre el vermemek için uygulanan bir oyun tekniğidir. Onörlerin bulunduğu tarafın karşısından o renk bir kart oynanır, rakip büyük onörünü oynarsa daha büyüğüyle o el alınır. Rakip büyük onörünü koymazsa diğer taraftan küçük onör oynanır. Eğer büyük onör diğer rakipteyse o büyük onörü oynayarak eli alır, bu durumda empas tutmamış olur. Aksi durumda empas tutmuştur. Örneğin yerde As ve Dam var ve Rua rakipte. Elden bir kart oynanarak rakibin Rua’yı oynaması beklenir. Oynarsa As ile el alınır, Dam ile de ikinci el alınır. Oynamazsa yerden Dam oynanır, eğer Rua diğer rakipteyse oynar ve eli alır bu durumda empas tutmamış olur.
Finessing : Empas Yapmak
Fit : Renk tutuşu, bir renkten iki ortakta en az 8 adet bulunması.
Forsing : Zorlayıcı anlamına gelir. Ortağınızın Pas geçmemesi için yapacağınız deklarasyon forsing bir deklarasyon olmalıdır. Sistemlere göre forsing deklarasyonlar farklılık gösterir. Bazı deklarasyonlar 1 tur için forsingdir, bazıları Manş forsingidir, bazıları da Şlem forsingidir.
Fragment Bid : Bkz.Konvansiyonlar
Game : Manş
Gerber Konvansiyonu : Bkz.Konvansiyonlar
Gambling 3 Sanzatu : Bkz.Konvansiyonlar
Gerber, John : (1906 – 1981) Gerber konvansiyonunun yaratıcısı Amerikalı Briç ustası. Bkz.Konvansiyonlar
Goren, Charles : (1901 – 1991) Goren Briç sisteminin yaratıcısı ünlü Amerikalı Briç ustası. Bkz.Briç Sistemleri
Grandşlem : Briçde ellerin tamamını almayı kontrata bağlayan deklarasyondur. Dolayısıyla 7 seviyesinde tüm deklarasyonlar Grandşlem deklarasyonlarıdır. Kontrat yerine getirilirse ikramiyesi vardır. Bkz. Sayı Sistemleri
Heart : Kör
High Card Points : Onör Puanları
IMP : International Matchpoint. Turnuvalarda her oyun için tarafların yaptığı skorlara göre verilen maç puanları.
Interference : Rakibin konuşmasını engelleyici araya giriş.
Intervene : Rakibin oyun açması üzerine kontur yada bir renkle yada Cue-Bid’le araya giriş.
Invitation : Ortağı Manşa yada Şleme davet etmek.
Jack : Vale
Jacoby, Oswald : (1902 – 1984) Jacoby Transfer ve Jacoby 2 Sanzatu konvansiyonlarını geliştiren Amerikalı Briç ustası. Bkz. Konvansiyonlar Josephine 5 SA : Bkz.Konvansiyonlar
Jump : Sıçrama
Kaçırmak : Elde yada yerde yanında küçük kartlar olan As dışında bir onöre el kazandırmak için uygulanan bir tekniktir. Örneğin yerde Rua varsa ve As ile Dam rakipteyse, kart Rua’nın karşı tarafından oynanır, rakip As koyarsa yerden küçük verilir, rakip küçük koyarsa yerden Rua oynanır. Rua son kartı oynayan rakipte ise Rua kaçmaz, ikinci kartı oynayan rakipte ise kaçar. Kaçmak : (Discarding) El yapamayacak ve rakibe vereceğiniz bir kartı diğer tarafta sağladığınız bir karta atmak.
Karo : Diamond
Keser : Stopper
King : Rua
Kontrat : (Contract) Briçde artırma sırasında son kalınan iddia Kontrattır. Örneğin konuşmalar 3 Pik de kaldıysa ve sonraki herkes Pas geçtiyse Kontrat 3 Pik’dir.
Kontrat Briç : Briç tarihindeki son basamaktır. 1926’da Harold Vanderbilt tarafından geliştirilmiştir. Getirdiği en önemli yenilik zonda batışa daha fazla ceza puanı yazdırması ve sayı sistemini değiştirerek bugün kullanılan 10’luk sisteme dönüştürmesidir.
Kontrol Konuşmaları : Control Showing Cue-Bids. Bkz. Konvansiyonlar
Kontur Atmak : (Double) Rakibin herhangi bir deklarasyonuna Kontur demektir. Çok farklı anlamlara gelebilir. Bkz. Apel Konturu, Sputnik konturu, Uyandirma Konturu, Ceza Konturu.
Konvansiyon : (Convention) Briç'de natürel olmayan konuşma sistematikleri.
Koz : (Trump) Kontrat bir renk üzerinde bağlandıysa, o renge Koz denir. Diğer renklere üstünlük sağlar.
Kör : Kupa, Heart
Lead : Kağıt açılmak
Lebel, Michel : (1944 - ) Süper Beşli Majör sistemini geliştiren ünlü Fransız Briç ustası.
Löve : (Tricks) Alınacak her el bir Lövedir. Baraj açışlarında ortağınıza cevap verirken elinizdeki löve sayısını hesaplayarak cevap verirsiniz.
Majör : Briçde Pik ve Kör Majör yani ana renklerdir.
Manş Skor : (Game) Deklarasyonda zon yapacak skor Manş Skordur. 100 sayı ile zon yapıldığına göre, 3 Sanzatu, 4 Kör, 4 Pik, 5 Trefl ve 5 Karo Manş Skorlardır.
Minör : Briçde Trefl ve Karo Minör yani küçük renklerdir.
Negative Doubles : Sputnik
NonVulnerable : Zonsuz
NoTrump : Sanzatu
Onör : As, Rua, Dam, Vale ve 10’lu Onör kartlardır.
Onör Puanları : (High Card Points) Onör kartlara verilen puanlardır. Sırasıyla; As = 4, Rua = 3, Dam = 2, Vale = 1 ve 10’lu = 0 puandır.
Opener : Açıcı
Openning Bid : Açış Deklarasyonu
Opponent : Rakip
Overcall : Rakibin açışı üzerine konuşmak, renk yada Sanzatu ile araya girmek
Overtricks : Fazla çıkan eller
Pahalı İkinci Renk : (Reverse Bid) Ortağınızın, ilk deklare ettiğiniz renge dönmek için seviye artırmasını gerektirecek ikinci renktir. Örneğin ilk deklare ettiğiniz renk Karo ise, ikinci olarak deklare edeceğiniz Kör yada Pik Pahalı İkinci Renk olacaktır.
Partner : Ortak
Part Skor : Kontrat zon yapmaya yetmeyecek bir seviyede kaldıysa buna Part Skor denir, 2 Pik, 3 Karo vs. gibi.
Pas : (Pass) Konuşacak bir şeyim yok demektir. Konuşma sırası size geldiği zaman deklarasyonda bulunmayacaksanız Pas dersiniz.
Penalty Double : Ceza Konturu
Pik : Maça, Spade
Plafond : Kontrat Briçden bir önceki basamak olan bir Fransız İskambil oyunu.
Player : Oyuncu
Point : Puan
Precision Club : Bkz.Briç Sistemleri
Preemptive Bid : Baraj Açışı yada baraj araya girişi.
Queen : Dam
Raise : Ortağın renginin seviyesini yükseltmek, destek.
Rakip : Opponent
Ranking : Oyuncuların turnuvadaki puanlarına göre bulundukları konum.
Rebeka : Albarran Konvansiyonuna Türkçede verilen isimdir. Renk, Büyüklük ve Karışık kelimelerinin ilk harflerinden oluşmuştur. Ayrıntılı bilgi için Bkz. Konvansiyonlar, Albarran Konvansiyonu.
Rebid : Bir oyuncunun ikinci konuşması
ReDouble : Sürkontur
Reese, Terence : (1993 – 1996) Acol sisteminin gelişimine katkıda bulunmuş ünlü İngiliz Briç ustası. Ayrıca Aspro konvansiyonunu da geliştirmiştir.
Relay Bid : Ortağın elini açıklaması amacıyla yapılan, el hakkında bilgi vermeyen minimum deklarasyon. Örneğin 1 Sanzatu açışına 2 Trefl Stayman uygulaması da bir Relay Biddir.
Renk : Suit
Renk Değiştirmek : (Shifting Suit) Ortağınızın deklare ettiğinden farklı bir renk deklare etmektir.
Responder : Cevapçı
Response : Cevap
Responsive Double : Ortağın Apel konturundan sonra 3. Oyuncunun, açış rengine desteği üzerine atılan kontur. Bir tür Sputnik konturudur. Açış rengi dışında bir rengi Apel konturu atan ortağının seçmesini ister.
Reverse Bid : Pahalı İkinci Renk konuşması
Rober : (Rubber) Rober Briçde bir tarafın iki zon yaparak tamamladığı, bir partinin üçte birlik bölümüdür. Bkz. Sayı Sistemleri
ROPI : Redouble for zero, Pas for One. Blackwood yada Gerber Konvansiyonları uygulanırken rakip kontur atarsa, sürkontur As olmadığını, Pas 1 As olduğunu gösterir. Dolayısıyla ilk basamak 2 As, ikinci basamak 3 As gösterecektir.
Rua : (King) Briçde büyük onörlerden ikincisi.
Ruffing : Çakmak
Sanzatu : (NoTrump) Kozsuz demektir.
Sarkıtmak yada Sağlamak : Rakipteki bir renk kartları bitirerek elde o renkten kağıt artırmaktır. Sanzatu oyunlarında koz, dolayısıyla Çakma işlemi, olmayacağı için o kartların hepsi el yapar.
S.A.Y.C. : Standard American Yellow Card. Bkz.Briç Sistemleri
Shift : Renk Değiştirmek
Sıçrama : (Jump) Bir seviye atlayarak cevap vermektir. Örneğin; 1 Körden sonra 1 Pik deklare etmek mümkünken 2 Pik deklare etmek gibi.
Sıkıştırmak : (Squeeze) Sağlanmış kartları oynayarak rakibi el yapabileceği kartları kaçmaya zorlamaktır.
Signaling : Apel Vermek
Singleton : Bir renkte tek kart
Slam : Şlem
Solid : Kesiksiz
Spade : Pik
Splinter Bid : Bkz.Konvansiyonlar
Sputnik : (Negative Doubles) Bkz.Konvansiyonlar
Stayman : Bkz.Konvansiyonlar
Stop : Turnuvalarda sıçramalı bir deklarasyonda bulunan oyuncunun rakibin tereddüdü için gereken zamanı sağlamak amacıyla gösterdiği karttır. Bu kart gösterildiği zaman deklarasyonda bulunmak için kısa bir an beklenir. Burada amaç bir sonraki oyuncunun tereddütte kalıp deklarasyonunu geciktirerek ortağına bir ipucu vermesini engellemektir. Stop denildiği zaman mecburen bekleyecek bu nedenle bu bekleme bir ipucu olarak değerlendirilmeyecektir.
Stopper : Keser
Suit : Renk
Supportive Points : Destek Puanı
Süper Beşli Majör : Bkz.Briç Sistemleri
Sürkontur : (ReDouble) Rakibin Kontur Atması üzerine Sürkontur demektir. Çeşitli anlamlara gelebilir, ancak en genel kullanımı ceza konturu üzerine atıldığı zaman oyunun kesinlikle çıkacağı iddiasıdır. Ayrıntılar için Bkz.Sayı Sistemleri.
Şigan : (Void) Bir rengin boş olması.
Şlem : (Slam) Briçde rakibe sadece 1 el vermeyi kontrata bağlayan deklarasyondur. Dolayısıyla 6 seviyesinde tüm deklarasyonlar Şlem deklarasyonlarıdır. Kontrat yerine getirilirse ikramiyesi vardır. Bkz. Sayı Sistemleri
Şlem Soru Konuşmaları : Roman Asking Bids. Bkz.Konvansiyonlar
Takeout Double : Apel Konturu
Team : Takım
Texas : Bkz.Konvansiyonlar
Trefl : Sinek, Club
Trefl Drury : Bkz.Konvansiyonlar
Trefl Landy : Bkz.Konvansiyonlar
Tricks : Löve, alınan el.
Trump : Koz
Two Over One : Bkz.Briç Sistemleri
Unbalanced : Dengesiz
Undertricks : Eksik çıkan, batan eller.
Unusual Notrump : Bkz.Konvansiyonlar, Cue-Bid
Uyandırma Konturu : Konuşmalar sırasında ilk yada ikinci turda, seviye fazla yükselmemiş durumdayken (en fazla 2 seviyesinde) iki oyuncu Pas geçtikten sonra atılan kontur Uyandırma Konturudur. Ortağı konuşmaya zorlar.
Vale : (Jack) Briçde dördüncü büyük onör.
Vist : Vist Briç tarihindeki ilk basamaktır. 17. Yüzyıl başlarında ortaya çıktığı sanılan Vist, 18. Yüzyıl ortalarında Amerika ve Avrupa’da en seçkin iskambil oyunu haline gelmiştir. 4 kişiyle eşli olarak oynanan Vist el almaya dayanan bir koz oyunudur. Artırma söz konusu değildir, kağıdı dağıtan kozu belirler ve oyun başlar.
Void : (Şigan) Bir rengin boş olması.
Vulnerable : Zonlu
W.B.F. : Dünya Briç Federasyonu
Wie, C.C. : (1914 – 1987) Precision Club Briç sisteminin yaratıcısı Tayvan’lı Briç ustası. Bkz.Briç Sistemleri
Zon : Briç oyununda 100 sayıyı tamamlayan bir kontratı yerine getirmek zon yapmak anlamına gelir. Bunun için kozlu ve kozsuz oyunların sayıları vardır. Birinci Sanzatu 40 sayı, diğerleri 30 sayıdır. Majör renklerin her bir seviyesi 30 sayı, Minör renklerin her bir seviyesi 20 sayıdır. Dolayısıyla 3 Sanzatu oynayıp kontratı yerine getirirseniz 40+30+30=100 sayı alırsınız, 4 Pik oynayıp kontratı yerine getirirseniz 4x30=120 sayı alırsınız. Her iki durumda da 100 sayıyı tamamladığınız için Zon yapmış olursunuz. Zon yapmanın ikramiyesi vardır. Zon yapmak için manş skor konuşmuş olmak gerekir. Bkz.Manş Skor.

BRİÇ SİSTEMLERİ

Briç Sistemleri
Bugün Dünyanın çeşitli yerlerinde oynanmakta olan çeşitli Briç Sistemleri vardır. Whist adlı oyundan gelen Briç ilk olarak Ely Culbertson (1891-1955) tarafından bir sisteme oturtulmuştur. Daha sonra Dünyanın dört bir köşesinde birbirinden bağımsız olarak gelişen oyun, birbirinden farklı konuşma sistemleri ile oynanmaya başlamıştır. Bu sistemlerin en bilinen ve yaygın olarak uygulananları; Charles Goren (1901-1991) tarafından geliştirilen Goren Briç Sistemi, İngiltere'de geliştirildiği Briç Kulübünün bulunduğu sokaktan ismini alan Acol Briç Sistemi, Goren sisteminin üzerine geliştirilerek önce Standart American olarak adlandırılan ve daha sonra American Contract Bridge League tarafından son şekli verilen Standard American Yellow Card (SAYC), gene bu sistemin üzerine geliştirilen Two Over One, Michel Lebel tarafından geliştirilen Süper Beşli Majör ve Tayvan'da C.C.Wei (1914-1987) tarafından geliştirilmiş olan Precision Club Briç Sistemidir. Goren Briç sistemi artık Briç Kulüplerinde oynanmamaktadır çünkü diğer sistemlerin yanında yetersiz kalmıştır. Acol sistemi daha çok İngilterede yaygın olarak oynanmaktadır, ancak o da ilk çıktığından bu yana oldukça değişiklik geçirmiştir. Precision sistemi daha çok uzak doğuda yaygın olmakla birlikte dünyanın çeşitli yerlerinde bu sistemi oynayanlar vardır. Ayrıca bu sistemden türetilmiş Blue Club, Polish Club gibi çeşitli kuvvetli Trefl sistemleri de oynanmaktadır. Bugün dünyada en yaygın oynanan sistem Beşli Majör Sistemidir. Bu sistemin farklı versiyonları vardır. Standart American Yellow Card ve Two Over One Amerikan, Süper Beşli Majör ise Fransız versiyonlarıdır.

Bİlİm Teknİk

Renk körlüğünde umut ışığı

Renk körü iki maymun gen tedavisiyle renkleri ayırt edebildi. Renk körlüğünün tedavisinde umut ışığı olan araştırmanın sonuçları İngiliz Nature dergisinde yayımlandı.
Amerikalı bilim adamları, retinaya düzeltici gen verebilmek için bir teknik geliştirdi. Bu teknikle, retinadaki ışığı algılayabilen duyu hücrelerinin kırmızı ve yeşilin görülebilmesi için gerekli olan proteinleri üretmesi sağlandı.Tedavinin ardından maymunlar "Sam" ve "Dalton", renkleri görmeye başladı. Tedavinin üzerinden 2 yıl geçtikten sonra da yapılan testler maymunların bu renkleri görmeye devam ettiğini gösterdi.Renk körlüğünün tedavisinde umut ışığı olan araştırmanın sonuçları İngiliz Nature dergisinde yayımlandı. Renk körlüğüRenk körü olan İngiliz John Dalton tarafından ilk kez 1798'de tanımlanan ve daha sonra "daltonizm" adı verilen hastalığa, retinada bulunan ve renkli görmeyle ilgili hücreler olan konilerin içerdiği 3 pigmentten (kırmızı, yeşil ve mavi) biri, ikisi veya üçünün ya gerekenden az olması ya da hiç olmaması yol açar. Erkeklerde daha sık görülen (erkeklerde yaklaşık yüzde 8, kadınlarda yüzde 0,4) bozukluğun en fazla görülen türü, kırmızı ile yeşilin ayırt edilememesidir. Renk körleri dünyayı siyah-beyaz görmez. Genellikle kırmızı ve yeşilin tonlarını ayırt edemez. Renk körü olan erkeklerin kız çocukları renk körü olmamakla birlikte renk körlüğünün taşıyıcısı durumundadır. Taşıyıcı kadınların erkek çocuklarının yarısı da renk körü olarak doğabilir.Renk körlüğünü tamamen tedavi etmek mümkün değil. Ancak renk körlüğünün tipine göre özel filtreli kontakt lensler ve gözlükler, renk körlerinin renkleri ayırt edebilmesini sağlayabilir.
No Pasaran !