BİR ŞEY YAPMALI

CUMHURİYET İÇİN DEMOKRASİ İÇİN HALK İÇİN GELECEĞİMİZ İÇİN ..................... cemaatlerin yönettiği bir coğrafya olmak istemiyorsak ................. Ama benim memleketimde bugün İnsan kanı sudan ucuz Oysa en güzel emek insanın kendisi Kolay mı kan uykularda kalkıp Ninniler söylemesi
FIKRA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
FIKRA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Haziran 2011 Salı

AYDINLIK NE ZAMAN

Aydınlık Ne Zaman?
Bilge sorar : '' Geceyle gündüzü nasıl ayırırsınız?'' Ögrencile...rden biri, '' Uzaktan koyunu keçiden ayıramadığım zaman akşam olmuş demektir.'' Başkası, ''İncir ağacını, zeytin ağacından ayırdığım zaman sabah başlamıştır.'' Bilgeye kendisinin ne düşündüğünü sormuşlar. O da şunu demiş : ''Yürürken karşıma bir kadın çıktığında, güzel mi, çirkin mi, sizyah mı, beyaz mı diye ayırmadan, ona kız kardeşim diyebildiğimde ; ve yine yürürken yoluma çıkan erkeği, yoksul mu, zengin mi diye bakmadan, milletine, ırkına, dinine aldırmadan kardeşim sayabildiğimde anlarım ki sabah olmuştur, aydınlık başlamıştır.''

17 Haziran 2011 Cuma

FIKRA

4. Murat halkın tepkisi ölçmek için şehir içinde bir köprünün başına bir adam yerleştirir ve adama emir verir bu köprüden gecen her insandan bir akçe al diye. Aradan belli bir zaman geçer 4. Murat merak eder adamı huzuruna çağırır. İtiraz eden var mı diye... yok kimse itiraz etmiyor hünkarın der adam. 4. Murat bir emir daha verir, bir adam da köprünün çıkışına yerleştirin o da bir akçe toplasın diye. Aradan belli bir zaman geçer yine ses seda yok. Meraklanır padişah, adamları çağırır itiraz eden var mı diye. Sonuç yine aynı kimse itiraz etmiyor padişahın emri diye herkes uyuyor. 4. Murat bir emir daha verir köpürürün ortasına bir adam daha yerleştirin geleni geceni becersin diye. Belli bir zaman sonra 4. Murat’a şikâyet gelir Padişah oh be der nihayet halk uyandı diye. Çağırın huzuruma zındıkları der. Adamlar huzura çıkar söyleyin pre zındıklar ne istiyorsunuz der sultan. Sözcü konuşur haşmetli padişahım köprünün ortasına yerleştirdiğiniz adam var ya o yetiştiremiyor çok bekliyoruz orada, kuyruk oluşuyor. Mümkünse onun yanına birkaç kişi daha koyabilirimsiniz

27 Mayıs 2011 Cuma

TEMEL NEREDE?

Başbakan Erdoğan, açılışına gittiği pekçok üniversitede protesto edildi. Bu protestolarda polisin sert tavrı eleştirildi. Son olarak ise Erdoğan'ı protesto eden 18 İTÜ öğrencisi 15'er ay hapis cezasına çarptırıldı. İşte günlerdir kamuoyunda konuşulan bu olaylardan sonra üniversite öğrencileri arasında bir fıkra kulaktan kulağa yayılıyor.

İşte o fıkra:
"Başbakan, Karadeniz gezisinde bir üniversiteyi ziyaret etmiş. Sınıfın birinde öğrencilerle tanışmış. O karizmatik duruşuyla beden dilini de kullanarak bir konuşma yapmış. Etkili konuştuğunu düşünerek "Sorusu olan var mı?" demiş. TEMEL; "Ben size 3 soru soracağım." demiş; "1-Bu kadar yıpranmış olmanız gerekirken oylarınız nasıl oldu da arttı?

2-Özelleştirme adı altında bütün önemli kurumları yabancılara sattınız, bunlardan ne kadar para kazanıldı?
3-Bu paralar nerede?"

Tam bu sırada zil çalmış. Başbakan, "2.derste devam ederiz" deyip çıkmış. Derse yeniden girince "nerede kalmıştık" diye sormuş. Bu sefer DURSUN ayağa kalkmış; "Bizim sorularımızı cevaplayacaktınız" deyince, Başbakan "iyi tekrar sorun bakalım" demiş. DURSUN, "Size 5 sorum olacak" :

"1-İktidarda yıpranmış olmanıza rağmen oylarınızı nasıl artırdınız?
2-Bütün önemli kurumlarımızı sattınız? ne kadar para kazanıldı?
3-Bu paralar nerde?
4-Tenefüs zili neden yarım saat erken çaldı?
5-TEMEL nerede?"

11 Mayıs 2011 Çarşamba

EŞEK NE YAPSIN

Seçime Doğru :))
Dağda özgürce yaşayan bir inek, bir beygir, bir eşek, dağılıp insanların arasına... karışarak ne yaptıklarını öğrenmeye ve beş yıl sonra buluşmaya karar verdiler. Her biri başka yöne yola çıktılar.
Beş yıl sonra buluşma yerine önce inek ile beygir geldi.
Ikisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri dökülmüş, kamburları çıkmış, adeta çökmüşlerdi.
Beygir sordu: “Nedir bu halin inek?..”
Inek iç çekerek anlattı:
“Bu insanlar merhametsiz. Beni durmadan birbirlerine sattılar. Alan sütümü sağdı. Bir inek daha varmış, onu yanıma koyup çifte koştular, aç bıraktılar. Canımı zor kurtardım be kardeş…”
Sonra beygir anlattı:
“Benim de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım. Üzerime bindiler. O indi öbürü bindi, o indi öbürü bindi… Binmedikleri zamanlar zincire vurdular… Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğimde arkama kocaman bir araba bağladılar, bu sefer birçoğunu birden taşımaya başladım. Ben onları taşıdıkça kırbaçladılar. Canımı zor kurtardım yav inek kardeş…”
*
Ve uzaktan eşek gözüktü.
Eşek; ıslık çala çala, taşlara tekme ata ata geldi. Mutluydu.
Şişmanlamıştı, tüyleri parlıyordu, gözlerinin içi gülüyordu, üzerinde lacivert takımlar vardı.
Inek ile beygir, “Nedir bu halin, neler oldu” diye merakla sordular, eşek anlattı:
“Bir memlekete vardım, birisi bağırdıkça insanlar onu alkışlıyordu. Ben de yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım. Benim bağırmamı bilirsiniz, duyan benim yanıma koştu, duyan koştu. Onlar geldikçe ben daha çok bağırdım…”
“Sonra?..”
“Sonra beni başkan seçtiler…”
“Yani sen başkan mı oldun?..”
“Evet… Bir şey yapmama gerek kalmıyordu, ben bağırdıkça onlar ‘Memleket seninle gurur duyuyor’ diye alkışladılar. Yiyecek birçok şey vardı. Ben ise yedim ve bağırdım, yedim ve bağırdım…”
“Pekiii… Senin eşek olduğunu anlamadılar mı?…”
Eşek yanıtladı: “Valla yarısı anladı ama diğer yarısına anlatamadılar…”

21 Şubat 2011 Pazartesi

FIKRA

Bir gün adamın biri evden işe döner posta kutusuna bir bakar normal halinden 4 k...at fazla fatura merak eder telefon şirketini arar bir sorun olamadığını söylerler adam der çaresiz ödeyecez sonra gece yarısı kalkar bir bakar papağanı telefonu açmış konuşuyor çok kızar ve papağanı kanatlarından duvara çiviler 1 hafta boyunca orada kalacağını söyler 15-20 dakika geçer canı sıkılır orada asılı duran hz.isanın haça girilmiş heykelini görür der
- Eeee, birader sen ne zamandır burdasın
heykel der
- Ben 2000 yıldır buradayım
papağan,
- Ohaaa nereyi aradın lan öyle

9 Şubat 2011 Çarşamba

FIKRA

Kadının biri kırk yıllık evliymiş...
Evlendiklerinde kocasının bir gözü körmüş ama adam o kadar bonkörmüş
ki kadın kocasının her gece eve dolu gelen kollarına bakmaktan bir gözünün kör olduğunun farkında bile değilmiş...
Tam kırk sene sonra bir akşamüzeri adamcağız dükkânı siftahsız kapatıp eve elleri, kolları boş dönmüş...
Kadının ilk sözü şu olmuş:
"A be adam senin bir gözün körmüş ya..."

FIKRA

Bir İngiliz soylusu uzun yıllar yaşadığı bir Afrika ülkesinden, İngiltere'ye dönüş yapacakmış... Yanında çalışan kölesini çağırmış... "Bak" demiş... "Sana sevineceğin bir hediye vereceğim..." Zavallı fukara kölenin gözlerinin içi parlamış sevinçten... İngiliz soylu devam etmiş: "Ben artık ülkeme dönüyor, sana bireysel özgürlüğünü hediye ediyorum..." Fukara kölenin esmer yüzü kıpkırmızı olmuş... Gözlerindeki parlaklık dönüşmüş gecenin rengine... İngiliz soylusu sormuş merakla: "Baştan sevinçle parlayan gözlerin neden birden soldu?.." Köle bitkin ve bezgin bir ses tonuyla cevabını verirken gözlerinden birkaç damla umutsuzluk yaşı dökülmüş... "Bana sevindirici bir hediye vereceğinizi söylediğinizde, o hediyenin av köpeğiniz olacağını sanmıştım da..."

işte böyledir eğitimsiz fukaralık... Bir av köpeğini, bireysel özgürlüğüne tercih eder... Ve o yüzdendir ki, Türkiye, eğitimsiz fukaralarının bolluğu ile siyaset bezirgânlarının cennetidir.. .

5 Şubat 2011 Cumartesi

FIKRA

‎30 tane zenci yolda yürüyorlarmış ve yerden bir şişe bulmuşlar ve şişeyi açmışlar. şişenin içinden bir cin çıkmış ve zencilere hepinizin dileğini yerine getireceğim demiş. zenciler teker teker dileklerini diliyorlarmış 1. zenci beni beyaz yap demiş ve cin onu beyaz yapmış enson zenci gülmeye başlamış. 2. zencide beni beyaz yap demiş ve cin onuda beyaz yapmış sonuncu zenci dahada gülmeye başlamış. 29 zencide beni beyaz yap demiş ve cin onuda beyaz yapmış 30. zenci gülmekten kıvranıyomuş ve sıra 30. ya gelmiş. cin ona dileğini sormuş. "ne diliyorsun" diye. 30. zencide : İ...lik değilmi bu 29 unuda tekrar siyah yap demiş...

28 Ocak 2011 Cuma

FIKRA

Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır.... Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonra ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün, dersten çıkan öğrenciler yollarının üzerindeki her çöp bidonunu bağırıp, çağırarak tekmelerler. Bu çekilmez gürültü günler sürer ve yaşlı adam bir önlem almaya karar verir. Ertesi gün çocuklar gürültüyle evine doğru yaklaşırken, kapısının önüne çıkar, onları durdurur ve: - "Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken aynı şekilde gürültüler çıkarmaktan hoşlanırdım, bana gençliğimi hatırlatıyorsunuz. Eğer her gün buradan geçer ve gürültü yaparsanız size her gün 1 dolar vereceğim" der. Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve gürültüyü sürdürürler. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der: - "Çocuklar enflasyon beni de etkilemeye başladı bundan böyle size sadece 50 sent verebilirim." -Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler gürültüye. Aradan bir kaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları: - "Bakın" der: - "Henüz maaşımı alamadım, bu yüzden size günde ancak 25 sent verebilirim, tamam mı?" - "Olanaksız bayım" der içlerinden biri, - "Günde 25 sent için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Biz işi bırakıyoruz."

31 Ekim 2010 Pazar

FIKRA

İngiltere başkanı .........'ye gelmiş! Bir taksiye binmiş...
Başkan: şu köşeye çekte bir kontör alayım
Şöför: aaa olur mu kontör artık camilerde satılıyor.
Başkan: saçmalama, camiler ibadet yeri değil mi?
Şöför: ibadet artık üniversitelerde yapılıyor.
Başkan: saçmalama, orası eğitim yuvası değil mi?
Şöför: olur mu? eğitim artık hapishanelerde.
Başkan: saçmalama, hapishanede hırsızlar, şerefsizler olur.
Şöför: olur mu! şerefsizler, hırsızlar şimdi mecliste !!!
Camiye gittim, ama Allah bilir niye:
Ne namaz kılmaya, ne dua etmeye.
Eskiden bir kilim aşırmıştım camiden:
O eskidi gittim yenisini yürütmeye.

FIKRA

Bektaşi camiye gitmiş. hoca konuşuyor: -şarap içenler öbür tarafta her türlü cezayı görecek. Şarap içmeyenler her türlü sefayı sürecek. hatta her birinin emrine 40 huri verilecek. Huriler şöyle güzel olacak, böyle güzel olacak.. Şarap içenlerin ise içtikleri her şişe şarap sırat köprüsünden geçerken boyunlarına asılacak! Bektaşi dayanamayıp seslenmiş: - hoca efendi, şişeler dolu mu olacak boş mu? Hoca gürlemiş: - bre zındık sen dolu şişelerle öbür tarafı meyhane mi sanırsın? Bektaşi itiraz etmiş: - Peki hoca, adam başı 40 huri ile sen öbür tarafı Kerhane mi sanırsın?
'Irmaklarından şaraplar akacak' diyorsun
Cennet-i alâ meyhane midir?
'Her mümin'e iki huri' diyorsun
Cennet-i alâ kerhane midir?

16 Temmuz 2010 Cuma

FIKRA

Geri dönüyorum!



Bir gün akıl hastanesinde iki akıl hastası bisiklete biniyormuş. Bir süre sonra birisi durmuş. Bisikletinden inip, lastiklerin havasını indirmeye başlamış. Diğeri:
"N'apıyosun?" diye sormuş.
Lastiklerin havasını indiren akıl hastası:
"Bisikletin selesi çok yüksek geldi, onu kendime göre ayarlıyorum." demiş.
Diğeri bu cevaba çok sinirlenmiş. Hemen kendi bisikletinden inip seleyi ve direksiyonu yerlerinden çıkarmış, sonra da selenin yerine direksiyonu, direksiyonun yerine de seleyi takmaya koyulmuş. Bu sefer öbürü sormuş: "Sen n'apıyosun" diye.
Diğeri hemen cevap vermiş:
"Ben delilerle gezmem, geri dönüyorum!"

9 Haziran 2010 Çarşamba

FIKRA

Bir gün tavşan ormanda koşu yapıyormuş. Yolda esrar içen zürafaya rastlamış.
-Zürafa kardeş bırak böyle şeyleri gel koşup sağlıklı yaşayalım demiş,ve koşmaya başlamışlar.
İleride kokain çeken file rastlamışlar.
-Fil kardeş bırak böyle zararlı şeyleri gel koşalım sağlıklı kalalım demişler,...
başlamışlar 3ü koşmaya.
Az ileride eroin vuran aslana rastlamışlar,tavşan:
-aslan kardeş bırak böyle zararlı şeyleri gel koşalım demiş.
Aslan gerinmiş tavşana bir yumruk patlatmış..zürafa sormuş:
-aslan kardeş niye vurdun tavşana?
Aslan cevap vermiş:
-bu manyak ne zaman extasy içse bütün ormanı peşine takıp koşturuyor.
xxxxxxxxx
Bir gün Pamuk Prenses, Süpermenve Pinokyo yürüyüşe çıkmışlar...Yürürlerken önler...inebir tabela çıkmış." Dünyanın En Güzel Kadını" yarışması...Yazıyormuş üstünde.- Bu yarışmaya katılıyorum, demiş Pamuk Prenses..Yarımsaat sonra arkadaşlarının yanına dönen Pamuk Prenses"e sormuş Süpermenve Pinokyo.— Eeee, nasıl gitti?— Birinci oldum, demiş PamukPrenses.Yürüyüşlerine devam ederken bir tabela daha,."DünyanınEn Güçlü Adamı" yarışması... Yazıyormuş üstünde.—Bu yarışmayakatılıyorum, demiş Süpermen.Yarım saat sonra arkadaşlarının yanınadönen Süpermen"e sormuş Pinokyo ve Pamuk Prenses.— Eeee, nasılgitti?--Şüpheniz mi vardı?, demiş Süpermen.Yürüyüşlerine devamederken önlerine bir tabela daha çıkmış."Dünyanın En Yalancı İnsanı"yarışması... Yazıyormuş üstünde...—Bu yarışmaya katılıyorum, demişPinokyo.Yarım saat sonra arkadaşlarının yanına gözyaşları içindedönen Pinokyo"ya sormuş Süpermen ve Pamuk Prenses.— Ne oldu?Pinokyo;—KİM ULAN BU TAYYİP DENEN ADAM ! . .

GÜNÜN FIKRASI

Bir Kadın papağan almak istiyormuş. Gitmiş pazardan almış ama satıcı demiş ki "Abla yalnız bu papağan genelevde yetişmiş ağzı çok bozuk, almak istiyomusun"Kadın evet diyerek almış. Eve gitmiş..Papağan. " Oooo yeni mekan, yeni patron" demiş. Kadın aldırmamış. Kadının iki kızı gelmiş eve.Papağan. " Oooo yeni mekan, yeni patron, yeni kızlar" demiş. Kadın biraz bozulmuş. Daha sonra kadının kocası gelmiş eve.Papağan. " Oooo yeni mekan, yeni patron, yeni kızlar, değişmeyen eski müşteri hoşgeldin tayyipp abi" =) =)

4 Haziran 2010 Cuma

FIKRA

Hitler Üç Esir Yakalamış, İngiliz, Fransız ve Birde Yahudi. "Size Soru Soracağım..., Bilirseniz Sizi Bırakacağım" Demiş. İngiliz'e Sormuş "Titanik Kaç Yılında Battı?" İngiliz Hemen Cevap Vermiş"1912" Diye. Hitler Göndermiş İlgiliz'i. Fransız’a Sormuş Bu Kez: - "Titanik'te Kaç Kisi Öldü?" Fransiz Cevap Vermiş- "1050". “Tam...am Sende Gidebilirsin” Demiş Ve Özgür Bırakmış. Yahudiye Dönmüş;“Say Lan İsimlerini!”

20 Mayıs 2010 Perşembe

FIKRA

Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir.... Mail farklı bir yerde farklı bir bayana gider. tam bu sırada kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi, yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür:Kime : Sevgili karıma Konu : Yeni ulaştım. Tarh : 14 Mayıs 2009 Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. seninde kayıtların hazır. Her şey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin. Not : Burası çok sıcak. : )

17 Mayıs 2010 Pazartesi

FIKRA

Çanakkale'den 30-32 yaşlarında bir kadın,kucağındaki süt bebeğiyle otobüse biner.Yanına da iri kıyım... bir adam oturur.Otobüs Ezine'ye ulaştığında kadın çocuğunu emzirmek amacıyla memesini açar ve çocuğun ağzına verir.Ancak çocuk inatla memeyi emmek istemez.Kadın çocuğa kızar ve sert bir sesle;-Al yoksa amcaya veririm!..Adam göz ucuyla bakar ve önüne döner...Ayvacık'a geldiklerinde kadın yine memesini çıkarır ve çocuğu yine emzirmek ister, çocuk yine emmez ve yine aynı sözler kadının ağzından dökülür;-Al yoksa amcaya veririm.Bu olay her durakta tekrarlanır ve hepsinde de aynı şeyler yaşanır.Küçük kuyu, Altınoluk, Güre, Akçay derken Edremit'e kadar gelinir.Edremit'te de kadın;-Al yoksa amcaya veririm diyince adam patlar ; -Hanım hanım yeter artık!.. Vereceksen ver. Ben taa Ayvacık'ta inecektim, buralara kadar geldim...

14 Ocak 2010 Perşembe

GÜNÜN FIKRASI

Yolda çamurla oynayan küçük bir çocuk ordan geçen bir polisin ilgisini çeker ve çocuğa sorar;
-"Ne yapıyorsun ufaklık ?..."
Çocuk da;
-"Polis yapıyorum" der..,
Bu cevap polisin hoşuna gider ve sorar;
-"Anlat bakalım nasıl yapıyosun polisi ?..."
Çocuk cevap verir;
-"Çamuru alıyorum içine su ve bok katıyorum polis oluyor "der...
Bunu duyan polis çocuğu bir güzel döver.
Ertesi gün polis yine çocuğa rastlar ve bakar çocuk yine çamurla birşeyler yapıyor..
-"Ne yapıyosun lan sen burda !.."
Diye sorar...
Çocuk yine;
-"Polis yapıyorum !.. "der.
Polis;
-"Anlat bakiim nasıl yapıyosun?..
Çocuk aynı cevabı verir...
-"Çamur alıyorum su ve bok katıyorum polis oluyor..."
der ve yine güzel bir dayak yer !...
Ertesi gün yine herşey aynı...
Polis bir hışımla gelir ve;
-"Ulan sen akıllanmicakmısın ha; piç,velet,yine mi polis yapıyosun ?..."
der...
Çocuk bu sefer;
-"Hayır,polis değil asker yapıyorum !.."
der.
Bu cevap üzerine polis;
-"Anlat bakalım askeri nasıl yapıyosun ?.."
der.
Çocuk;
-"Çamur ve su'yu karıştırıyorum asker oluyor !.."
der.
Polis merakla;
-"Ee buna niye bok katmıyosun ?..."
der...
Çocuk cevap verir;
-"Katınca polis oluyor !..."

12 Ocak 2010 Salı

FIKRA

Bir profesör konferans vermek üzere salona girmiş.
Ama bakmış ki salon, ön sırada oturan seyis dışında boşmuş.
Konuşup konuşmama konusunda tereddüde düşen Profesör sonunda seyise sormuş:
- Buradaki tek kişi sensin. Sana göre konuşmalı mıyım, yoksa konuşmamalı mıyım?
Seyis cevap vermiş:
- Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan anlamam. Fakat ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim.
Bu sözlere hak veren Profesör konferansa başlamiş. İki saatin üzerinde konuşmuş durmuş, konferanstan sonra da kendini mutlu hissetmiş, dinleyicisinin de konferansın çok iyi olduğunu onaylanmasını isteyerek sormuş:
- Konuşmamı nasıl buldun?
Seyis cevap vermiş:
- Hocam sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim. Gene de eğer ahıra gelir, biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim, ama elimdeki tüm yemi ona verip de hayvanı çatlatmazdım.
"Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakinin anladığı kadardır."

1 Aralık 2009 Salı

BEN ÇEKİLİRİM

Dünya nimetlerine önem vermeyen yaşayış ve felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla karsılaşır.
İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek olanaksızdır.
Mağrur zengin, filozofa:
-Ben bir serserinin önünde kenara çekilmem der.
Bunun üzerine Diyojen kenara çekilerek, gayet sakin şu karşılığı verir:
-Ben çekilirim.
No Pasaran !