BİR ŞEY YAPMALI

CUMHURİYET İÇİN DEMOKRASİ İÇİN HALK İÇİN GELECEĞİMİZ İÇİN ..................... cemaatlerin yönettiği bir coğrafya olmak istemiyorsak ................. Ama benim memleketimde bugün İnsan kanı sudan ucuz Oysa en güzel emek insanın kendisi Kolay mı kan uykularda kalkıp Ninniler söylemesi
TAZİYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TAZİYE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2011 Pazar

"Doktor" vefat etti..

"Doktor" vefat etti..

Brezilya Milli Takımının eski oyuncularından Socrates, 57 yaşında hayatını kaybetti. Brezilya basınındaki haberlerde, önceki gün bağırsak enfeksiyonu geçirerek yoğun bakıma alınan Socrates'in Sao Paulo'daki Albert Einstein hastanesinde öldüğü belirtildi. Hastaneden dün yapılan açıklamada, ''Socrates'in durumu ağır. Solunum cihazına bağlı ve diyaliz tedavisi görüyor'' denilmişti. Socrates, geçen ağustos ayında da sindirim sistemindeki kanama nedeniyle yoğun bakıma alınmış, yaklaşık 2 hafta aradan sonra taburcu edilmişti. Tıp fakültesi mezunu olduğu için ''doktor'' lakabıyla bilinen Socrates, 1982 ve 1986 Dünya Kupalarında Brezilya Milli Takımı'nın kaptanlığını yapmıştı. Tam adı Socrates Brasileiro Sampaio de Sousa Vieira de Oliveira olan Socrates, Botafogo (1974-1978), Corinthians (1978-1984) ve Fiorentina'da (1984-1985) forma giydi.

29 Kasım 2011 Salı

SERVER TANİLLİ'Yİ KAYBETTİK

Server Tanilli'yi yitirdik

Silahlı saldırı sonucu 1978 yılında felç olan sosyoloji, siyaset bilimi ve anayasa hukuku uzmanı, Cumhuriyet gazetesi yazarı Prof. Dr. Server Tanilli Göztepe'deki evinde yaşamını yitirdi. İstanbul - Prof. Dr. Server Tanilli, geçtiğimiz aylarda İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi’nde tedavi görmüş, vücudunda enfeksiyon ve ateşlenmelere bağlı olarak yaralar nedeniyle “greft (yamalama)” ameliyatı geçirmişti. Prof. Dr. Tanilli için ilk tören Perşembe günü saat 10.00'da Cumhuriyet gazetesinin Şişli'deki merkez binasında düzenlenecek. Tanilli, Karacaahmet Şakirin camisinde kılınacak öğle namazının ardından Karacaahmet mezarlığında defnedilecek. Prof. Dr. Tanilli 1931 yılında doğdu. 1980’den önce İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde ders veriyordu. Prof. Dr. Tanilli, 7 Nisan 1978’de uğradığı silahlı saldırı sonucu felç geçirmiş ve sakat kalmıştı. Fransa’ya gidip uzun yıllar Strazburg Üniversitesi’nde çalışan Prof. Dr. Tanilli, 2000 yılında Türkiye’ye geri dönerek, Cumhuriyet gazetesindeki yazılarına başladı. 2006 yılında “Sertel Demokrasi Ödülü”ne layık görülen Tanilli, Silivri Cezaevi’nde bulunan milletvekili Mustafa Balbay’ın duruşmasına izleyici olarak katılmıştı. Yaşadığı tüm sağlık sorunlarına karşın araştırmalarına ve yazılarına devam eden Prof. Tanilli, en son olarak Van depreminde yaşamını yitirenler için İstanbul Kongre Merkezi’nde çok sayıda sanatçının katılımıyla gerçekleştirilen “Türküler Van İçin” adlı yardım konserini de izlemişti. Çok sayıda kitabı bulunan Tanilli’nin bazı eserleri ise şöyle: Uygarlık Tarihi, Devlet ve Demokrasi: Anayasa Hukukuna Giriş, Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz?, Yüzyılların Gerçeği ve Mirası, Candide ya da İyimserlik, Yaratıcı Aklın Sentezi: Felsefeye Giriş, Değişimin Diyalektiği ve Devrim, Dünyayı Değiştiren On Yıl, Fransız Devriminden Portreler ve Din ve Politika.

21 Haziran 2010 Pazartesi

İlhan Selçuk'u kaybettik

İlhan Selçuk'u kaybettik
Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk'u kaybettik. Bir süredir Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi'nde tedavi gören Selçuk saat 13.15'de çoklu organ yetmezliği nedeniyle yaşamını yitirdi. İlhan Selçuk için Çarşamba günü 11.00-15.00 saatleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Salonu'nda, ardından Cumhuriyet Gazetesi önünde bir "veda töreni" yapılacak. Selçuk, perşembe günü saat 13.00'de Hacıbektaş'ta Çilehane bölgesindeki Yıldızlar Mezarlığı'nda toprağa verilecek.
Selçuk’un ölümü Cumhuriyet ailesini yasa boğdu. Cumhuriyet çalışanları gruplar halinde Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’ne gittiler. Yarım asırdır Cumhuriyet’te köşe yazarlığını sürdüren Selçuk, aynı zamanda gazetenin Yayın Kurulu Başkanı'ydı. Berin Nadi'nin 2001 yılında ölümünün ardından Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz sahipliği görevini üstlenmiş, gazetesinin yaşatılabilmesi için yıllarca mücadele vermişti. Cumhuriyet okuru ona "Aydınlanmanın Bilgesi" adını takmıştı. İlhan Selçuk Atatürk ilkelerinin savunucusu bir devrimci ve yurtseverdi. Adı Cumhuriyet Gazetesi'yle özdeşleşen İlhan Selçuk Cumhuriyet okurunun her sabah bir pusula gibi doğru yönü gösterdiği inancıyla izlediği bir yazardı.İlhan Selçuk 11 Mart 1925'te İzmir'de doğdu (Nüfusunda Aydın yazılı). Babası subaydı. Bu nedenle Aydın'da başlayan, Yıldızeli ve Keskin’de süren, Şişli 43. İlkokul’da tamamlanan ilköğreniminin ardından, ortaokul ve liseyi İstanbul Taksim, Silifke ve Adana’da okudu. 1950'de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Kısa bir süre avukatlık yaptı. Ardından ağabeyi Turhan Selçuk’la birlikte 41 Buçuk ve Dolmuş mizah dergilerini yayımladı. İlk yazıları bu dergilerde yayımlandı. 1958’de Karikatür, 1959’da Taş_Karikatür dergilerinin yayıncıları arasına katıldı. Semih Balcıoğlu ile birlikte Ulus’un mizah sayfasını düzenledi.1961’de Akşam Gazetesi’nde yazarlığa başladı. Aynı yıl Tanin’e oradan da Vatan’a geçti. 1962’de Doğan Avıoğlu, Mümtaz Soysal, İlhami Soysal ve Cemal Reşit Eyüboğlu’yla birlikte Yön’ün kurucuları arasında yer aldı ve burada da yazılar yazdı.1962’de Nadir Nadi’nin çağrısı üzerine Cumhuriyet’te köşe yazarlığına başladı.12 Mart 1971 öncesinde Doğan Avcıoğlu’nun çıkardığı Devrim dergisinde de yazan İlhan Selçuk, bu tarihlerde, geniş bir kesimin büyük ilgi duyarak okuduğu bir yazardı.12 Mart sonrasında “Hoş Geldin Tanzimat Kafası” başlıklı yazısı nedeniyle Cumhuriyet kapatıldı. İlhan Selçuk tutuklandı. Açılan davada aklandı.Ziverbey’de İşkenceÇok geçmeden sıkıyönetimce yeniden gözaltına alındı. “Ziverbey Köşkü”nde işkence gördü. “Madanoğlu Davası”ndan Sıkıyönetim mahkemesinde yargılandı ve aklandı. Yazdığı “Ziverbey Köşkü” kitabıyla, Ziverbey’deki işkence iddiaları ilk kez anlatılmış oldu. İlhan Selçuk, Ziverbey’de işkence altındayken verdiği ifadede akrostiş yöntemini kullanmıştı. İfadesinde, her tümcenin sondan ikinci sözcüğünün baş harfi yukarıdan aşağı sıralandığında “işkence altındayım” tümcesi çıkıyordu.Demokrasi Ödülü1991’de Nadir Nadi'nin ölümünden sonra gazetenin iflasa sürüklendiği, yazarlarının uzaklaşmak zorunda kaldıkları dönemde İlhan Selçuk, Berin Nadi ile birlikte Cumhuriyet yazarlarının bir arada tutulmasında önemli rol üstlendi. Ardından Berrin Nadi ile birlikte Cumhuriyet Gazetesi’nin bağımsızlığını koruyarak sürdürebilmesi için Cumhuriyet Vakfı’nı kurdu.Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) kurucu üyesi olan İlhan Selçuk, “Türk basınında demokrasi için verdiği savaşımdan” ötürü 1997’de Sertel Demokrasi Ödülü’ne değer görüldü. 1989’da Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin “Onur Ödülü”ne, 1994’te Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin “Basın Özgürlüğü Ödülü”nü aldı. Yaklaşık yarım asırdır Cumhuriyet Gazetesi'nde köşe yazarlığı yapan İlhan Selçuk'un 15 kitabı bulunuyor.Ergenekon’dan Gözaltı21 Mart 2008 günü saat sabah 04:30 sıralarında Ergenekon davası operasyonları kapsamında gözaltına alınan Selçuk, iki gün sorgulandıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.30 Mart akşamı, göğüs ağrısıyla Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’ne getirildi. 15 Nisan’da yaklaşık 6 saat süren bir by-pass ameliyatı geçirdi. Selçuk’un ameliyatını gerçekleştiren ekibin başı Doç. Dr. Atıf Akçevin, ameliyatın ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İlhan Selçuk’un 1978 ve 1984 yıllarında kalp krizi geçirdiği belirterek, hastalığın son seneye kadar tıbbi tedaviyle sabit seyrettiğini söylemişti. İlhan Selçuk’un doktorlarından Oryal Gökdemir ise gazetecilerin “İlhan Selçuk’un şu anki durumunda gözaltına alınmasının bir etkisi var mıdır?” sorusuna “Etkilememiş diyemeyiz, ama ‘tek neden budur’ demek de yanlış olur” karşılığını vermişti.25 Mayıs’ta hastaneden taburcu olan Selçuk, 14 Ağustos 2009 günü yeniden rahatsızlanarak Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde yoğun bakıma alındı. Selçuk’a ilk müdahaleyi daha önce kalp rahatsızlığı sırasında da tedavisini yapan ekipteki doktorlar Doç. Dr. Atıf Akçevin, Dr. Genco Yücel ve Dr. Zekiye Kural yaptı. İncelemeler sonucunda, Selçuk’un beyninin sağ tarafına bir kan pıhtısı gittiği ve bunun damarlarda beslenme bozukluğuna neden olduğu saptandı.İlhan Selçuk, hastanede kaldığı süreçte okurlarıyla bağını sürdürdü. Hikmet Çetinkaya, 26 Kasım’dan başlayarak her hafta “Pazar Sohbetleriyle” Selçuk’un görüşlerini Cumhuriyet okurlarına aktardı.Selçuk’u Vehbi Koç Vakfı Amerikan Hastanesi’nde tedavi gördüğü süreçte kardeşi ÜlfetErtel hiç yanından ayrılmadı. Ağabeyi Turhan Selçuk ve Cumhuriyet çalışanlarının yanı sıra, aralarında politikacı, gazeteci, yazar, sanatçıların da olduğu pek çok kişi ve sivil toplum örgütü Selçuk’un ziyaretine geldi. Tarık Akan, Rutkay Aziz’in yanı sıra 14 Şubat’ta CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal da Selçuk’u ziyaret edenler arasında yeraldı.Selçuk hastanede kaldığı sürede sıkça gazeteye gelmek istediğini söylüyordu. Hikmet Çetinkaya ile sohbetinde, “Gazetedeki çocuklarımı çok özledim. Tümünün gözlerinden öperim... Türkiye’nin önünde başka bir dönem var. Demokrasi ve temel hak ve özgürlükler mücadelesi. Onun için Deniz Baykal’ı eleştirin ama vurmayın! Bu dönemde yol haritamız demokrasi, temel hak ve özgürlükler olacaktır. Atatürk milliyetçiliğide budur zaten.” diyordu.Selçuk, son olarak 23 Mart Salı günü Cumhuriyet Gazetesi’ni ziyaret etti. Yedişer sekizer kişilik gruplar halinde Selçuk’un odasına gelen Cumhuriyet çalışanlarıyla sohbet etti, şakalaştı. Bu “Aydınlanma Bilgesi”nin Cumhuriyet’i son ziyareti oldu. Amerikan Hastanesi'nin açıklamasıVehbi Koç Vakfı (VKV) Amerikan Hastanesi, İlhan Selçuk'un, uygulanan tüm tedavi ve girişimlere karşın ''çoklu organ yetmezliği'' nedeniyle vefat ettiğini bildirdi. Amerikan Hastanesinden yapılan yazılı açıklamada, ''24 Ocak tarihinde 'iskemik beyin hastalığı' nedeni ile yoğun bakım ünitesine yatırılan gazeteci yazar İlhan Selçuk, uygulanan tüm tedavi ve girişimlere karşın çoklu organ yetmezliği nedeni bugün saat 13.15'te vefat etmiştir'' denildi.

Hacıbektaş'ta defnedilecek
İlhan Selçuk için Çarşamba günü 11.00-15.00 saatleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Salonu'nda bir veda töreni yapılacak. Cenazesi perşembe günü Hacıbektaş'a götürülecek. Selçuk, Hacıbektaş'ta, Mahsuni Şerif ve ağabeyi Turhan Selçuk'un mezarları ile Aşık Veysel, Pir Sultan Abdal ve Yunus Emre'nin heykellerinin bulunduğu Çilehane bölgesindeki Yıldızlar Mezarlığı'na defnedilecek. Cumhuriyet gazetesinde anı defteri oluşturuldu Cumhuriyet gazetesi İmhitaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk'un ölümü nedeniyle, gazetede anı defteri oluşturuldu. Şişli'deki Cumhuriyet Gazetesi'nde oluşturulan anı defterine, taziyeye gelenler duygularını yazıyor. Gazeteye gelen CHP İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek, CHP Milletvekilleri Çetin Soysal ve Mehmet Sevigen, ressam Bedri Baykam, gazeteci yazarlar Mehmet Faraç ile Ümit Zileli, DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi de gazetenin Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Yıldız'a taziyede bulundular.
İlhan Selçuk'un son yazısı
İlhan Selçuk hastaneye yatmadan önce Cumhuriyet Gazetesi'ndeki Pencere adlı köşesinden okurlarına 'Mim Noktası...' başlıklı yazısıyla seslenmişti. İşte İlhan Selçuk'un kaleme aldığı 15 Ağustos 2009 tarihli son yazısı...Mim Noktası...Özgen Acar’ın dünkü yazısını okudunuz mu?..Okumadınızsa okuyun derim...Cumhurbaşkanı Gül Kürt açılımına Norşin’den başladı...Neden?..Özgen Acar yazısında nedenleri bilimsel kaynaklara dayanarak sayıp döküyor...*Önce Norşin Kürtçe değil, Ermenice...Sonra Norşin Feto’nun kâbesi...Vakti zamanında Saidi Nursi’nin karargâhı imiş...Yetmez mi?..*Peki, Abdullah Gül neden Norşin’le yakından ilgili?..Anadolu çeşitli uygarlıkların beşiği, Osmanlı’dan beri de Rum, Ermeni, Kürt, Zaza, Arap, Türk vesaire bu topraklarda al gülüm ver gülüm yaşamışlar...Bu coğrafyada isim bolluğu doğal ve ibadullah...Norşin’i öne çıkarmak neden?..Gül zaten tarafsız değil, AKP’nin ikinci başkanı gibi çalışıyor, siyaset yapıyor...RTE ile Gül’ün son zamanlardaki derdi gücü Kürtlerle, Ermenilerle Obama’nın istediği gibi hemhal olmak...Kolay iş değil, ama iktidarda kalabilmek için AKP Amerika’nın talimatına uygun politikaları uygulamak zorunda...*Bugün Türkiye’de oy toplamı AKP’yi aşan iki muhalefet partisi var...Bunlardan biri AKP’nin son günlerdeki “açılım” stratejisi üzerine kısaca dedi ki:“- Vatan ihanetidir...”Şaka değil...MHP düpedüz AKP’yi vatan ihanetiyle suçluyor...Gerekçeleri bu yazıda irdelemeyeceğim; ama olayın, üzerinde durulması gereken yanı şu:- MHP liderinin, Kürt sorunu üzerinde anlaşılmaz manevralar yapmaya çalışan AKP’yi vatan ihanetiyle suçlamasının toplumdaki yankıları nedir?..Siz yalaka medyaya bakmayın!..Bu konuda elimizde bir ölçü var mı?..*Cumhurbaşkanı’nın AKP’nin açılımına AKP’liden daha çok sarılması; ama, bu işe Norşin’in adından başlaması ilginçtir...MHP’nin bu işe girişenleri vatan ihanetiyle suçlaması da ilginçtir...Türkiye olağanüstü bir döneme doğru sürükleniyor...Vaktiyle Anglo-Amerikalılar ülkedeki Ermeni ve Rumları kışkırtıp kullanarak Sevr’i tezgâhlamak istediler...Bu kez de Kürtleri kullanmak üzerine bir strateji göze çarpıyor, Anadolu’yu bölen haritalar elden ele dolaşıyor...*İşte bu ortamda MHP’nin AKP’yi vatan ihanetiyle suçlaması siyaset hayatında, demokratik düzende ve partiler rejiminde ilginç bir dönüm noktası oluşturuyor...MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bir noktaya mim koydu...
21 Haziran 2010

11 Mart 2010 Perşembe

TURHAN SELÇUK'U KAYBETTİK

Turhan Selçuk'u kaybettik
Cumhuriyet gazetesinin değerli çizeri Turhan Selçuk dün gece 01:30 sıralarında tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Selçuk için cumartesi saat 14.00'de Cumhuriyet gazetesi önünde tören yapılacak. Turhan Selçuk, pazar günü öğlen Nevşehir Hacıbektaş'ta toprağa verilecek. Cumhuriyet Gazetesi çizerlerinden Turhan Selçuk, dün gece karındaki aort damarının genişlemesi (abdominal aort anevrizması) teşhisi ile tedavi gördüğü Maslak Acıbadem Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Cumhuriyet'te "Söz Çizginin" köşesinde okurlarıyla buluşan 'Abdülcanbaz' karakterini yaratıcısı, çizerlerin duayeni Turhan Selçuk, Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz sahibi ve başyazarı İlhan Selçuk'un ağabeyiydi. Turhan Selçuk’un ölüm nedenine ilişkin Acıbadem Maslak Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Yaman Tekant ile Kalp ve Damar Cerrahisi uzmanı Doç. Dr. Erdal Aslım, hastane önünde ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi:“07.03.2010 tarihinde saat 11.00’de hastanemiz acil servisine kan kaybına bağlı şok tablosunda ambulansla getirilen, Sayın Turhan Selçuk’un yapılan muayene ve tetkkiklerinde abdominal aort anevrizmasnın, karın içine serbest olarak yırtıldığı görülmüştür. Kalp damar cerrahisi ve Girişimsel Radyoloji ekiplerince acil olarak yapılan endovasküler stent uygulamasını takiben, oluşabilecek multi organ yetersizliklerinin tedavisi için yoğun bakım servisine alınmıştır. 08-03-2010’da sızıntı şeklinde devam eden kanama nedeniyle ameliyata alınarak kanama durdurulmuştur. Sayın Selçuk yoğun bakım servisinde devam ettirilen multi organ yetersizliği tedavisi ve tüm yaşamsal desteklere rağmen 11.03 2010 tarihinde saat 01.30’da hayatını kaybetmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet, kederli ailesi, basın camiası ve sevenlerine başsağlığı dileriz.”Basın mensuplarıın sorularını da yanıtlayan Doç. Aslım, yırtılmanın nedeni şöyle açıkladı: “Nedeni tam olarak bilinmiyor ama en büyük nedeni damar sertliğidir. Bu durumda kalpten çıkan ve vücudu besleyen aort damarının genişlemesine neden olur. Damar genişliği belli bir çapı geçince yırtılabilir ve karın içinde de yoğun kanamaya neden olduğu için hastalar kaybedilebilir”
"son çizgisi"
Turhan Selçuk kimdir?
Türk mizahının önde gelen isimlerinden, duayen karikatürist Turhan Selçuk 1922'de Milas'ta doğdu. İlk karikatürleri Adana'daki ortaöğrenimi sırasında aynı yerde çıkan Türk Sözü gazetesi ile İstanbul'da Kırmızı Beyaz ve Şut spor dergilerinde yayımlandı (1941). 1943'te Akbaba'nın kadrosuna girdi, 1948'de Tasvir'de karikatürcü ve ressam olarak çalıştı; Refik Halit Karay'ın çıkardığı Aydede'nin baş çizeri oldu. Kardeşi İlhan Selçuk'la birlikte 41 Buçuk (1952), Dolmuş (1956) mizah dergilerini çıkardı. 1949'da, dünyada Steinberg'in öncülüğüyle başlayan modern karikatür anlayışına yöneldi. Yeni İstanbul gazetesindeki yazılarında "grafik mizah"ın karikatürün evrensel anlatımı olduğunu savundu; çalışmalarını bu yönde sürdürmeye başladı. Yeni İstanbul, Yeni Gazete, Akşam, Milliyet, Cumhuriyet gazetelerinde ve Akis, Yön, Devrim, Toplum, vb. dergilerde çizdi. 1957'de Milliyet'te çizmeye başladığı Abdülcanbaz dizisi büyük ilgi gördü. Tiyatroya ve sinemaya uyarlanan bu çizgi romanın bir deseni 1991'de PTT tarafından pul olarak basıldı. 1969'da iki arkadaşıyla Karikatürcüler Derneği'ni kuran Turhan Selçuk 1973'te Sanatçılar Birliği tarafından "Halkın Sanatçısı", 1983'te Gazeteciler Cemiyeti tarafından "Yılın Karikatürcüsü" seçildi. 1997 yılında da ''Cumhurbaşkanlığı Büyük Sanat Ödülü''nü alan Selçuk'un, 1992 yılında Dışişleri Bakanlığı'nın önerisi üzerine hazırladığı ''İnsan Hakları'' konulu sergisi Avrupa Konseyinin önerisiyle ilk kez Strasbourg'da açıldı ve 1997'ye kadar Avrupa'nın çeşitli kentlerinde ve Güney Afrika'da izlenime sunuldu. 1997'ye kadar Avrupa'nın çeşitli kentlerinde ve Güney Afrika'da dolaştı. "Barış ve Kitap" konulu karikatürü 1992'de Avrupa Konseyi'nin başlattığı kitap okuma kampanyası boyunca bütün afiş ve dokümanlarda logo olarak kullanıldı. Sanatçı, çalışmalarını Turhan Selçuk Karikatür Albümü (1954), 140 Karikatür (1959), Turhan 62 (1962), Hiyeroglif (1964), Hal ve Gidiş Sıfır (1969), Söz Çizginin (1979) adlı albümlerinde topladı. Türkiye ve Avrupa'da bir çok müzede karikatürleri sergilendi. Milliyet gazetesinin ardından Cumhuriyet gazetesinde çizen Turhan Selçuk 88 yaşındaydı. Turhan Selçuk Karikatürlü Evi Nisan'da açılıyorCumhuriyet gazetesi çizeri ve Türk karikatürünün önde gelen isimlerinden Turhan Selçuk’un adı, dünyaya geldiği Milas’ta açılacak karikatür evinde yaşatılacak. Nisan ayında açılması planlanan “Turhan Selçuk Karikatürlü Evi” için ilçedeki tarihi Hacı Ali Konağı restore edildi.Gazete çizerlerinden Kamil Masaracı’nın girişimleri ve Milas Belediyesi’nin katkıları ile açılmasına karar verilen Karikatürlü Ev iki bölümden oluşacak. Tarihi konağın giriş bölümü tamamen Turhan Selçuk’a ayrıldı. Burada Turhan Selçuk karikatürleri ve sanatçıya ait eşyaların sergilenecek. Karikatürlü evi ziyaret edenler, Turhan Selçuk’un sanat yaşamını anlatan belgeselleri de izleme imkanı bulabilecek. Diğer bölüm de çocuklar ve gençler için karikatür atölyesi olarak hizmet verecek. Kurslarla sanata ilgi ve yeteneği olan çocuklarıa kendilerini geliştirmelerine imkanı sunulacak olan bu bölümde ulusal ve uluslarası peryodik sergiler de açılacak. Turhan Selçuk Karikatürlü Evi, karikatür ustalarının çocuk ve gençlerle biraraya gelip deneyimlerini aktaracağı çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapacak. Aynı konağın üst katı da ressam Turan Erol adına resim galerisi olarak düzenlenecek.Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, “Cumhuriyet Gazetesi’nin değerli yazarı ve tarihi kentler birliği danışma kurulu üyesi Oktay Ekinci ve Cumhuriyet Gazetesi karikatüristi Kamil Masaracı ile ilçemizin kültürel gelişimi için bağlantı içerisindeydik. Masaracı ile Milaslı iki değerli sanatçımız Turan Selçuk ve Turan Erol adıyla Hacı Ali Ağa konağımızın bir bölümünü karikatür sergi ve kurs, bir bölümünü de resim müzesi olarak düzenlemeyi düşünüyoruz. Umuyoruz ki Nisan ayı içerisinde karikatür evimizi açacağız. Karikatür evinin oluşumu, devamlılığı ve işlevselliği konusunda çalışmalarımız sürecek” dedi. 50. sanat yılıTurhan Selçuk, 1992’de on üçüncü kişisel sergisiyle 50. sanat yılını kutladı. “İnsan Hakları” adını taşıyan bir karikatür sergisi, Avrupa’nın birçok büyük kentinde açıldı. İstanbul Gazeteciler Cemiyeti’nin Gazetecilik Başarı Armağanı Yarışması’nda 1955’te Birincilik Ödülü’nü, 1983, 1986, 1987, 1989 ve 1990’da Başarı Ödüllerini; İtalya’da Uluslararası Bordighera Karikatür Yarışması’nda 1956’da Altın Palmiye ile Aero Club Gümüş Kupası’nı, 1962’de Gümüş Hurma’yı aldı. Selçuk 1970’te İtalya’da Ippocampo-Vasto Karikatür Festivali’nde Ippo Campo Ödülü’ne, 1971’de Türkiye Sanatçılar Birliği’nin Halkın Sanatçısı Ödülü’ne ve 1975’te İtalya’da Vercelli Karikatür Bienali’nde Gümüş Kupa’ya layık görüldü.Yapıtları ABD, Kanada, İtalya, Bulgaristan, İsviçre ve Polonya’da karikatür müzelerine alındı. 1992’de Sıvas Cumhuriyet Üniversitesi’nin Onursal Bilim Doktoru unvanına, 1997 yılında da Anadolu Üniversitesi Fahri Doktora unvanına layık görüldü.

23 Kasım 2009 Pazartesi

18 Mayıs 2009 Pazartesi

TORPİLİ SEN ATTIN TÜRKAN HOCAM,YAPTIĞIN HERŞEY İÇİN ÇOK SAĞOL

UĞRAŞIN BAKALIM SİZ TUFAN İÇİN KENDİMCE İYİYİ BEN YAPACAĞIM BÜYÜK BİR SEVİNCE NUH'UN GEMİSİNE TORPİLİ BEN ATACAĞIM H.IBSEN

TÜRKAN SAYLAN'I KAYBETTİK (18/05/2009)

KALBİMİN KIZIL SAÇLI BAZISI
Türkan Saylan'ı kaybettik İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü'nde tedavi gören Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, bugün sabah 04.45'te yaşamını yitiridi.ÇYDD Genel Başkanı Prof. Türkan Saylan'ın doktoru yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Saylan'ın bilinci son 24 saate kadar açıktı. Cumartesi dondurma yiyip su içti, sorularımıza mantıklı cevap veriyordu. Bilinci son 24 saatte kapandı. Mesajı 'bana düşen tüm görevleri yerine getirdim, ölüme hazırım' oldu. Bu sabaha karşıu hayatını kaybeden Türkan Saylan'ın bilinci kapanmadan önce Cuma günü ailesi ve ÇYDD yöneticilerinden bir dizi istekte bulunduğu bildirildi. Vasiyet niteliğinde olan isteklerin arasında: "Kız öğrenci sayısının 36 binden 100 bine çıkarılması, Türkiye'deki her köye bir okul yapılması ve her kasabada kız öğrenci yurdu yapılması"
TÜRKAN SAYLAN KİMDİR? Türkan Saylan 13 Aralık 1935'te İstanbul'da doğdu. 1944-1946 yıllarında Kandilli İlkokulu ve 1946-1953 yıllarında Kandilli Kız Lisesi'nde okuyan Saylan, 1963'te İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. Saylan, 1964-1968 yılları arasında Sosyal Sigortalar Nişantaşı Hastanesi'nden Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanlığını aldı. 1968 yılında İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlığa başlayan Saylan, 1971'de İngiliz Kültür Heyeti'nin bursuyla İngiltere’de ileri eğitim gördü. 1974'te Fransa, 1976'da yine İngiltere'de kısa süreli çalışmalar yapan Saylan, 1972'de doçent, 1977'de profesör unvanını aldı. Prof. Dr. Saylan, 1976 yılında Lepra (Cüzzam) çalışmalarına başlayarak Cüzzamla Savaş Derneğini kurdu. 1986'da kendisine Hindistan'da “Uluslararası Gandhi Ödülü” verilen Saylan, 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü'nün Lepra konusunda danışmanlığını da üstlenen Saylan, Uluslararası Lepra Birliği'nin (ILU) kurucu üye, ayrıca Avrupa Dermato Veneroloji Akademisi'nin ve Uluslararası Lepra Derneği’nin de üyeliğini yaptı. 1981-2002 yılları arasında 21 yıl, üniversitedeki görevinin yanında gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliği'ni yapan Prof. Dr. Saylan, 1982-1987 yılları arasında, İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'nı, 1981-2001 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü'nü yürüttü. Saylan, Dermatopatoloji Laboratuarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasına öncülük etti, Saylan ayrıca Ulusal Lepra Kontrol Programını koordinatörü olarak proje, planlama ve uygulamalarını gerçekleştirdi. 1989'da, bir grup Atatürkçü aydın tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) kurucularından ve genel başkanlığını yürüten Saylan, 1990'da oluşturulan “Öğretim Üyeleri Derneği”nin kurucusu ve II. Başkanlığını yaptı. Prof. Dr. Saylan, 1990'da oluşturulan “İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi”nin kuruluşunda görev aldı ve 1996'ya kadar Müdür Yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatörlüğünü yaptı. 1995'de mezun olduğu lise için oluşturulan Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı'nın (KANKEV) kurucusu ve başkanlığını yapan Saylan, İstanbul Tabip Odası ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfının da üyeliğini yaptı. 13 Aralık 2002’de emekli olarak resmi görevlerini devreden Saylan, gönüllü kuruluş olarak, ÇYDD'nin Genel Başkanlığını, KANKEV Vakfı ile Cüzzamla Savaş Derneği Başkanlığını, sürdürüyordu. Saylan, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 31 Mart 2000 tarihinde Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu üyeliğine seçildi ve halen bu görevi sürdürüyordu. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 2 Şubat 2001'de YÖK üyeliğiyle görevlendirilen Saylan'ın bu görevi Şubat 2007'de son erdi. Saylan, 2003-2004 arasında Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyeliği ve İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu üyeliklerinde bulundu. 2005 yılı başı olarak, toplam 440 yayını bulunan Prof. Dr. Saylan'ın bu yayınlarından 50'si yabancı dergilerde yayımlanmış tıbbi çalışmaları, 204'ü tıbbi, sosyal ve siyasal içerikli gazete makaleleri, 186'sı ise Türkçe tıbbi dergilerde ve kongre kitaplarında yayımlanmış araştırma, derleme ve olgu bildirimlerinden oluşuyor. Saylan'ın, 5 kez baskı yapan “1. Basamak Sağlık Hizmetlerinde Deri ve Zührevi Hastalıklar El Kitabı” adlı ders kitabı, çocukluk yaşamını anlatan “At Kız”, makalelerini içeren “Cumhuriyetin Bireyi Olmak” eserleri ile Radyo Cumhuriyet'teki programlarının dökümü olan “Radyo Cumhuriyet'te Çağdaş İnsan Söyleşileri”, Mehmet Zaman Saçlıoğlu'yla söyleşilerini içeren ve 7 baskı yapan “Güneş Umuttan Şimdi Doğar” ile Zehra İpşiroğlu'nun sorguladığı Yapıcılığın Gücü ve son olarak da Şefik Görkeyle yapılmış “Hekim Olmak” adlı eserleri bulunuyor… Hayatı boyunca bir çok ödül alan ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, son olarak Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) tarafından, cüzzam ve eğitim alanındaki çalışmaları nedeniyle “Fahri Doktora” unvanına da layık görülmüştü, fakat hastalığı nedeniyle ödül törenine katılamamıştı… Çağdaş Yaşamı Destekle Derneği Başkanı Türkan Saylan’ın Beşiktaş Arnavutköy’deki evinde 13 Nisan 2009’da Ergenekon soruşturmasının 12. dalgasında arama yapılmıştı. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, tedavi gördüğü hastanede sabaha karşı vefat etti. Uzun süredir kanser tedavisi gören Prof. Dr. Saylan, kan değerlerinin düşmesi nedeniyle İstanbul Üniversitesi (İÜ) Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü’nde kontrol altında tutuluyordu. ÇYDD'den yapılan açıklamada cenazeye çelenk gönderilmesi yerine Prof.Dr. Türkan Saylan'ın da vasiyeti doğrultusunda derneğe bağışta bulunulması istendi. ÇYDD BAĞIŞ BİLGİLERİ TEL: 252 44 33 HESAP BİLGİLERİ: Yapı Kredi Bankası, Etiler Özel Bankacılık Merkezi Şube: 915 Hesap No: 01002861
No Pasaran !