BİR ŞEY YAPMALI

CUMHURİYET İÇİN DEMOKRASİ İÇİN HALK İÇİN GELECEĞİMİZ İÇİN ..................... cemaatlerin yönettiği bir coğrafya olmak istemiyorsak ................. Ama benim memleketimde bugün İnsan kanı sudan ucuz Oysa en güzel emek insanın kendisi Kolay mı kan uykularda kalkıp Ninniler söylemesi

21 Nisan 2010 Çarşamba

Tehcir kararından Araplar sorumlu

Tehcir kararından Araplar sorumlu
SEYİD ZEHRA
İsrail ordusunun onbinlerce Filistinli’yi Batı Şeria’dan sınır dışı edecek emri, İsrail’in iki gündür medya organlarınca da ele alınan son terörist adımıydı. Düşmanın bu planının, Filistin halkına yönelik etnik temizlik politikası kapsamına girdiği ilk kez söylenmiyor. İsrail’in muhtemel barış müzakerelerinden ve ABD’nin çabalarından söz edildiği bir dönemde böyle bir terörist adım atması ilk anda şaşırtıcı görünebilir. Ancak bir gariplik yok aslında; hatta zaten daha farklı bir şey de beklenmezdi. Tek beklenen, düşmanın kendisini caydıracak hiç kimseden korkmadan planını adım adım hayata geçirmesi. Bunun nedenini öğrenmek istiyorsak, Arapların bu son terörist adıma verdiği tepkiyi izlemeliyiz.Arapların tepkisi, düşmanın yaptıklarını kınamanın ve tehlikeli sonuçlara dair uyarıda bulunmanın ötesine geçmedi. Hiçbir kıymeti ve ağırlığı bulunmayan bu tavır, düşmanın Filistinlileri toplu olarak sınırdışı etme tehdidini ve başka terörist adımları hayata geçirmekten caydıramaz. Bu tepki uluslararası toplumu da harekete geçmeye ikna edemez.Düşman, Filistin topraklarının tamamını yutmakla tehdit eden terörist yerleşimci planlarını hayata geçirdi ve Araplardan sadece tepki gördü. Kudüs ve Batı Şeria’daki kutsal mekânları hedef aldı ve sadece tepki gördü. Bütün bu teröre rağmen Araplar müzakerelerden söz etmeyi, barış girişimine fırsat vermeyi ve ABD Başkanı Barack Obama’nın etkin rolüne bel bağlamayı sürdürüyor.İsrail’in uyguladığı bütün bu teröre rağmen, Araplar onu caydıracak veya dünyayı onu caydırmak için müdahalede bulunmaya ikna edecek somut bir tavır almayı veya bir adım atmayı kesinlikle düşünmüyor. Arapların bu tavrı esasında düşmana ve terörüne koruma sağlıyor. Evet, düşman Arapların kendisini koruyacağından emin bir biçimde davranıyor. Arap ülkeleri, düşman İsrail’i korudukları sürece uluslararası toplumdan talepte bulunma hakkı olmaz. Bizzat Arap ülkeleri Filistin halkına, sorunlarına ve düşmanla mücadeledeye dair siyasi ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmiyorsa, uluslararası toplum nasıl sorumluluk alır?
(Bahreyn gazetesi Ahbar El Haliç, 13 Nisan 2010)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

No Pasaran !