BİR ŞEY YAPMALI

CUMHURİYET İÇİN DEMOKRASİ İÇİN HALK İÇİN GELECEĞİMİZ İÇİN ..................... cemaatlerin yönettiği bir coğrafya olmak istemiyorsak ................. Ama benim memleketimde bugün İnsan kanı sudan ucuz Oysa en güzel emek insanın kendisi Kolay mı kan uykularda kalkıp Ninniler söylemesi

27 Ağustos 2009 Perşembe

GÜNDEM

"Hükümet, memurla alay ediyor"
Hükümetin, 2010 yılında memurlar için öngördüğü yüzde 2 'lik zam sendikalara hayal kırıklığı yaşattı. Sendikalar yapılan yüzde 2'lik zamma; "Hükümet, memurla alay ediyor", "Memurlar alanlara inmeli" diyerek ortak tepki gösteriyor. Hak-Sen Genel Başkanı Ayhan Çivi yaptığı açıklamada, yetkili memur sendikaları ile Kamu İşveren Kurulu'nun 15 Ağustos'tan bu yana sürdürdüğü toplu görüşmelerde Hükümetin 2010 yılı için yüzde 2+2 maaş artışı teklifine tepki gösterdi. Memurlara teklif edilen oranın Cumhuriyet tarihindeki en düşük maaş artışı olduğunu belirten Çivi, hükümetin hem sendikalarla hem de memurla alay ettiğini ifade etti. "Memurlar alanlara inmeli"Çivi, açıklamasına şöyle devam etti:"Hükümet, göstermelik gündem maddeleri ile masadaki sendikaları uyutarak, toplu görüşmelerin sonuçlanmasına üç gün kala da ağzındaki baklayı çıkardı. Daha önceki yıllarda yüzde 2.5 maaş artışına imza atan sendikalara bu defa yüzde 2 önerilmesini yadırgamadık. Sonunda memura iki kere iki de reva görüldü. Bu oranın telaffuz edilmesi dahi Türkiye'deki memur sendikacılığının halini ortaya koymaktadır. Masadaki sendikalar memuru daha fazla rencide etmeden görüşmelere son vermeli ve hükümeti bu komik teklifi ile baş başa bırakarak alanlara inmelidir." BES: Memurla alay edildi Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, toplu görüşmelerde memurla alay edildiğini söyledi. Avcı yaptığı açıklamada, Toplu Görüşmelerde memura yüzde 2 artı 2'lik maaş zammı öneren Kamu İşveren Kurulu Başkanı ve Devlet Bakanı Hayati Yazıcı'nın, 'Ancak bunu verebiliyoruz. Ben Başbakan ve bakanlar kurulu adına Toplu Görüşmeleri yürütüyorum. Benim bildirdiğim son rakam budur' sözüne tepki gösterdi. Avcı, "Hükümet, Toplu Görüşmeleri memurları küçük düşürme ve memurlarla alay etme görüşmelerine çevirmiştir" dedi. Bağımsız Eğitimciler Sendikası (BES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, Hükümetin bu tutumuna karşı tepkisiz kalan yetkili sendikaların yöneticilerini, Toplu Görüşme masasında Bakan Hayati Yazıcı'nın karşısında mum gibi, tuzluk gibi oturmakla da suçlayarak, "2,5 milyon memur ve ailesinin günlerdir büyük bir merak ve umutla toplu görüşmeleri takip ediyor" şeklinde konuştu. "Orta oyunu oynanıyor"Avcı, toplu görüşmelerde, 'Orta Oyunu' oynadığını, sahte ve naylon yetkili sendikaların yöneticilerinin Bakan Hayati Yazıcı'nın pişkin, alaycı açıklama ve tavırlarına karşı tepki göstermek bir tarafa dut yemiş bülbül gibi, korkak bir şekilde 'şak şak' yapmaya devam ettiklerini iddia etti. BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, memurların, ekonomik refahını yükseltmek, memurları iktidarlar karşısında yalnızlıktan kurtulmak için bel bağladıkları yetkili sendikaların, toplu pazarlık masasında memurun onurunu ayaklar altına alınmasına neden olduklarını kaydederek, 'Yetkili sendikalara sesleniyorum. Yüzde 2'lik maaş zammı teklifine nasıl tahammül ettiniz? Hangi yüzle o masada oturmaya devam ettiniz? Kayıtsız şartsız masadan kalkın, Hükümete ayakçılık ve yalakalık yapmayın, rezil olmayın ve memurları da rezil etmeyin' dedi. "İktidara biat etme""Yapılacak tek şey bu masaya bir daha oturmamaktır. Bu masaya memur sendikacılığı adına oturmak memurlara yapılan en büyük hakarettir" diye konuşan BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, şunları kaydetti:"Yetkili sendikalar Toplu Sözleşme ve Grev hakkını işler kılmak için onurluca mücadele etmek yerine, iktidara biat ve itaat etmeyi tercih etmişlerdir. Şakşakçı - teslimiyetçi - uzlaşmacı - yandaş çizgileriyle, 10 TL'den 20 TL'ye çıkarılacak ve kasalarına girecek aidat rüşveti uğruna, çalışanları kapalı kapılar ardında 8 yıldır kandırmışlardır. 8 yıldır aynı tiyatro oyunu oynanmıştır. 8 yıldır bir tek kazanım bile elde edilmezken, bu Toplu Oyunlarda sonuç hep hüsran, hep hayal kırıklığı, hep kamu çalışanlarına külfet, hep mevcut haklarının satışı, peşkeşi olmuştur. Yetkili sendikaların beceriksizliğini fırsat bilen Hükümet de, elektriğe, suya, ulaşıma, iletişime, zorunlu ve vazgeçilmez ihtiyaç maddelerine yüzde 20'lere varan oranlarda zam yapmış, daha geçen hafta üniversite harçlarına yüzde 8 zam koymuş, hükümet bu haliyle alırken kepçeyle, verirken çay kaşığının ucuyla lütfetme anlayışına devam etmiştir" "Ne yapmalıyız?"Kamu çalışanlarının mali ve sosyal haklarına ilişkin toplu görüşmelere dönük hükümetin ivedilikle yapması gereken hususları değerlendiren Gürkan Avcı, şu değerlendirmede bulundu:"8 yıllık iktidar döneminde, memurların hükümetten yüzde 20 oranında enflasyon farkı alacağı bulunmaktadır. Memurların arasında 'eşit işe eşit ücret' uygulamasına geçilmeli ve memur maaşları gerçekleşen gerçek enflasyona yüzde 2 oranında refah payı ilave edilerek hesaplanmalıdır. Memurlara ek ödemeleri zamanında verilmeli, yetersiz olan sosyal yardımlar yeniden düzenlenmelidir. Aile ve çocuk yardımı artırılıp, doğum yapan memur ailesine iki çocuğa kadar bir maaş tutarında doğum yardımı yapılmalıdır. Harcırahlar ve fazla mesai ücretleri günün koşullarına göre düzenlenmeli, lojmanda oturmayan tüm memurlara kira yardımı yapılmalıdır" BASK: Yüzde 2'lik zam utanç verici Bağımsız Kamu Görevlileri Sendikaları Konfederasyonu (BASK) Genel Başkanı Resul Akay, 2010 yılı için hükümetin öngördüğü yüzde 2+2 oranındaki maaş zammını utanç verici bir öneri olarak gördüklerini belirterek, hükümetin bu öneriyle diyalog ve uzlaşı sürecini sabote ederek masaya oturan sendikalara "sokağı işaret" ettiğini kaydetti. BASK Genel Başkanı Resul Akay yaptığı açıklamada, sendikal mücadelede sorunları diyalog ve uzlaşma yoluyla çözmenin son derece önemli olduğunu belirterek, "Ancak, 2010 yılı için yüzde 2+2'lik zam öneren hükümet diyalog ve uzlaşı sürecini sabote ederek masaya oturan sendikalara sokağı işaret etmektedir. Yüzde 2+2 oranındaki maaş zammını utanç verici olarak görüyoruz" dedi. "Hükümetin yaklaşımı iyi değerlendirilmeli"Konfederasyonların, hükümetin bu yaklaşımını iyi değerlendirmesi gerektiğini ifade eden Akay, şöyle devam etti:"Masada kalma zilletinden sıyrılmalı, demokratik platformlarda hükümeti yerden yere vurmak için bir fırsatı olarak kullanmalıdırlar. Kamuda çalışan ortalama işçi ücretleri, ortalama memur maaşının 2.1 katıdır. Bu tabloya rağmen kamu işçisine 2009 yılı için yüzde 8.5 oranında zam ve seyyanen 60 lira artış yapılmıştır. 2010 yılı için de yüzde 2.5+2.5 oranında ücret artış olmuştur. Masaya oturan sendikalar bu tablo karşısında derhal masayı terk etmeli ve Hükümetin anladığı dilden konuşmalı ve eylemlere başlamalıdır. Yüzde 2+2'lik zammı duyan herkes konfederasyonların masayı terk edeceklerini beklerken konfederasyon başkanlarının müzakerelere devam edeceklerini açıklamaları son derece manidardır."
En ağır benzin vergisi Türkiye'de
Türk sürücülerin çektiği ağır benzin vergisi yükünü tüm dünya biliyor fakat bu konuda harekete geçilmiyor. The Economist dergisinde yayımlanan haberde, Türkiye'nin OECD ülkeleri arasında en ağır vergiyi uygulayan ülke olduğu belirtiliyor. OECD ülkeleri arasında benzine en yüksek verginin Türkiye'de ödendiğine dikkat çekildi. The Economist, OECD ülkeleri arasında Avro olarak hesaplanan en büyük vergi yükünün Türkiye'de uygulandığına dikkat çektiği haberindeki grafiğe göre, Türkiye'de litre başına vergi, 70 Avro senti aşıyor. 10 sentin iyice altındaki en düşük vergi ise, ABD'de tahsil ediliyor. Prestijli İngiliz dergisi The Economist, internet sayfasında yer verdiği "Benzinde en yüksek vergi oranı tahsil eden OECD hükümetleri" başlıklı haber ve grafikte OECD ülkelerinde 1 Ocak 2009 itibariyle uygulanan benzin vergilerine dikkat çekildi. 16 OECD ülkesinin değerlendirildiği grafiğe göre, en yüksek vergi Türkiye'de tahsil ediliyor. Türkiye'de litre başına vergi yükünün, 70 senti aştığı vurgulandığı haberde şöyle denildi:"Arabanızın benzin deposunu doldurduğunuzda sadece petrol şirketleri yararlanmıyor. Birçok hükümet de, araç sürücülerinden benzin vergisi şeklinde önemli miktarda nakit alma yolunu sağlıyor. 1998 yılından beri en çok Türk sürücüleri çekiyor. Litre başına vergiler, hiç denecek kadar az iken 70 Avro sentin üzerine çıktı." Grafiğe göre, 1 Ocak 2009 itibariyle en yüksek benzin vergilerinin ödendiği ülkeler arasında Hollanda, İngiltere, Almanya ve Norveç de bulunuyor. Vergi yükü, Hollanda'da 70 sent iken İngiltere, Almanya ve Norveç'te 60 senti iyice aşıyor. Belçika ve Fransa'da 60 sentin biraz üzerinde olan vergi yükü, İtalya'da 50, Güney Kore ve Macaristan'da ise 40 sentin üstünde seydererken İspanya'da 40 sente yakın, Japonya'da ise 30-40 sent arasında bulunuyor. Avustralya'da ise 20 sentin biraz üstünde olan vergiler, Yeni Zelanda'da 20 sent olarak hesaplandı. Bu arada, en düşük vergi yükünün ise, Kanada ve ABD'de görülüyor. Sürücüler petrol alırken Kanada'da 15 sent civarında ABD'de ise 10 sentin iyice altında vergi ödüyor. Vergi yükü Türkiye ve Macaristan'da fırladıThe Economist'teki grafiğin çok çarpıcı diğer unsuru da, 1 Ocak 1998 tarihi ile yapılan karşılaştırmanın sonuçları oldu. Grafik, 1998-2009 döneminde vergi yükünün, Türkiye ve Macaristan'da nasıl fırladığı gözlerin önüne serdi. Grafik, 1 Ocak 1998 tarihi itibariyle benzine uygulanan vergi tutarının, Türkiye'de 10 sentin altında Macaristan'ta ise sıfır olduğunu gösterdi. Söz konusu dönemde Kanada'da biraz düşen vergi, ABD'de biraz arttı. Japonya'da ise değişiklik olmadı. 1 Ocak 1998 tarihine göre, benzinden alınan vergi 10-15 sent artan ülkeler arasında Hollanda, İngiltere, Almanya, Norveç, Belçika ve Güney Kore bulunuyor. The Economist haberinde bazı ülkelerde vergi yükünde gözlenen değişikliklerin döviz kurlarındaki değişikliklerten kaynaklandığına da işaret edildi.
En pahalı onlar 'alo' diyor
Cep telefonu görüşmelerinde, aynı süre için en az ücreti Hollandalılar ve Finlandiyalılar, en yüksek ücreti de Amerikalılar ödüyor. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü'nün (OECD), üye ülkelerin cep telefonu kullanım ücretleri üzerine hazırladığı rapordan derlenen bilgilere göre, Finlandiya ve Hollanda halkı, cep telefonuna yıllık 131 dolar öderken, ABD'liler aynı kullanıma 635 dolar ödüyor. Türkiye ise 269 dolar ile 17. sırada bulunuyor. OECD, konuşma ücretlerinin hesaplanması için üç ayrı veri hazırladı. ''Düşük Kullanım''a yönelik veride; kullanıcı başına yıllık 360 arama, 396 SMS, 8 MMS baz alınırken, ''Ortalama Kullanım''da 780 arama, 600 SMS, 8 MMS, ''Yüksek Kullanım''da ise 1680 arama, 660 SMS ve 12 MMS ücreti hesaplandı. ''Ortalama Kullanım''da 269 dolar ile 17. sırada bulunan Türkiye, ''Düşük Kullanım''da 222 dolar ile 7. sırada, ''Yüksek Kullanım''da 415 ile 19. sırada yer aldı. Rapora göre, cepten arama konuşma ücretleri 2006-2008 yılları arasında ortalama yüzde 28 düştü. Raporda, kısa mesaj gönderiminin hala popüler olup, özellikle genç kullanıcı kitlesine yönelen şirketler için önemli bir kazanç kapısı olması öne çıkan detay olarak göze çarptı.
ABD, Afganistan'da klinik vurdu
Afganistan'ın doğusundaki Paktiya vilayetinde, bir Amerikan helikopterinin, yaralı bir Taliban komutanının tedavi gördüğü kliniği vurduğu bildirildi. NATO ve Afgan yetkilileri, Amerikan ve Afgan güçlerinin klinikteki militanlarla çatışmaya girdiğini de belirtti. Çatışmadaki can kaybıyla ilgili olarak kesin bilgi verilmedi. Amerikan ordusundan yapılan açıklamada da dün AH-64 tipi bir Apaçi helikopterinin, siviller tahliye edildikten sonra kliniğe ateş açtığı belirtildi. Paktiya valiliği sözcüsü Hamidullah Zivak ise saldırının, yaralı bir Taliban komutanının tedavi için kliniğe gitmesinden sonra başladığını, ihbar alan Amerikan ve Afgan güçlerinin 20 dolayında militanla 5 saat kadar çatışmaya girdiğini ifade etti.
Latin harfleriyle basılmış ilk eser satışa çıkıyor
Harf devriminin 81. yıl dönümünde Latin harfleriyle basılan ilk eserler müzayedeyle satışa çıkıyor.
Simurg Müzayedeleri'nin Lion Hotel'de 29 Ağustos Cumartesi günü düzenlediği ''Harf Devrimi 1 Yaşında'' başlıklı müzayedesinde, Türk Dil Kurumu'nun ve bazı özel yayınevlerinin 1928-1929 yıllarında yayımladığı yaklaşık bin 750 kitaptan oluşan bir koleksiyon satışa çıkıyor. Latin harfleriyle basılmış 1 Aralık 1928 tarihli ilk Cumhuriyet gazetesi, Hasan Ali Yücel'in hazırladığı Latin harfli ilk basılı kitap Tevfik Fikret'in ''Tarihi Kadim Doksan Beşe Doğru'', müzayedenin dikkati çeken eserleri arasında bulunuyor. Sadece 100 adet basılmış ve Atatürk tarafından yazdırılmış olan ''Türk Tarihinin Ana Hatları'', Yakup Kadri'nin ''Ergenekon: Milli Mücadele Yazıları'' da alıcıların beğenisine sunuluyor.
Toplu mezar bulundu
Bosna-Hersek'te, 1992-1995 Bosna Savaşının başlarında öldürüldüğü sanılan 200 dolayındaki kişinin 60 kadarının kalıntıları bulundu. Yetkililer, ülkenin orta kesimlerindeki Vlasiç tepesinde bulunan kalıntıların Boşnaklar ve Hırvatlara ait olduğunu belirtti. Savaş suçları mahkemesinin talimatlarıyla kazıların sürdürüldüğü Vlasiç tepesinde, 21 Ağustos 1992'de tutuklular Bosnalı Sırplar tarafından kıyıma uğramıştı.
Filistin radyosu İsrail ordusunca susturuldu
Filistin radyosu "Beytüllahim 2000", İsrail ordusunca susturuldu. Batı Şeria'da Beytüllahim şehri yakınlarındaki Beyt Cela kasabasına dün akşam baskın yapan askerlerin, özel radyonun vericilerini söküp gittiği bildirildi. Radyo yetkilileri, tekrar yayın yapmamaları için askerler tarafından uyarıldıklarını da belirterek, bu durumun basın hürriyetine saldırı olduğunu vurguladılar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

No Pasaran !